(1163 S. K. m. 12) (2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasındaki davanın Ankara 13. Sulh Hukuk Mahkemesince görülerek verilen 22.12.1998 tarih ve 1998/444-1502 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi A. O. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkil kooperatifin üyesi olan davalının, aidat borçlarını ödememesi nedeniyle aleyhine icra takibine girişildiğini, takibin itiraz üzerine durduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ve %40 inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin 15.6.1994 tarihinde kooperatife başvurarak istifa ettiğini, istifanın kabul edilmemesi üzerine bu kere 29.8.1997 tarihinde tebliğ edilen ihtarname ile istifa keyfiyetinin kooperatife bildirildiğini ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre davalının kooperatiften istifasının yasa ve anasözleşmeye uygun olmadığı, davacı kooperatifin 78.000.000 lira aidat ve 5.600.000 lira gecikme faizi talep hakkı bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, itirazın toplam 83.600.000 lira üzerinden iptaline, asıl alacağa %40 inkar tazminatı uygulanmasına karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, kooperatif üyesi olduğu iddiasıyla açılmış itirazın iptali davasıdır. Davalı kooperatiften istifa ederek ayrıldığını bu nedenle borcu olmadığını savunmuş, mahkemece, davalının sorumluluğunun ayrılma tarihinden itibaren 2 yıl süre ile devam ettiği gerekçesiyle dava kabul edilmiştir.
Kooperatifler yasası 12.maddesine göre, kooperatiften çıkış ancak bir hesap senesi sonu için en az 6 ay önceden haber vermek suretiyle mümkün olup, anasözleşmede daha kısa bir süre belirtilip hesap senesi içinde çıkışa izin verilir. Davacı kooperatif anasözleşmesinin 13.maddesindeki düzenlemede 6 aylık süre 1 aya indirilmiş, çıkma istemi kooperatifçe kabul edilmediği takdirde aynı istemin noter aracılığı ile yönetim kuruluna bildirildiği tarihte çıkmanın gerçekleşeceği kabul edilmiştir. Somut olayda 1994 yılında davalı kooperatiften çıkmak için yönetim kuruluna başvurmuş, ancak istem kabul görmemiştir. Bunun üzerine davalı, anasözleşmenin 13.maddesine uygun olarak noter aracılığı ile çıkma istemini kooperatife bildirmiş ve bu konudaki ihtarname davacı kooperatife 29.8.1997 tarihinde tebliğ edilmiştir. O halde bu tarih itibariyle çıkma gerekleşmiştir. Davalı bu tarihe kadar olan borçlarından sorumlu olup, daha sonraki borçlardan sorumluluğu sözkonusu değildir. Mahkemece, davalının borçları 29.8.1997 tarihi itibariyle hesaplanıp sonucuna göre bir karar vermek gerekir iken anasözleşmenin 20/2. maddesi yanlış yorumlanarak davalının çıkma tarihinden sonraki aidat ve faiz borçlarından da sorumlu tutulması doğru görülmemiş kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmediğine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 26.4.1999 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy