(6762 S. K. m. 1278, 1283)
Dava: Taraflar arasındaki İzmir 7. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce görülerek bozmaya uyularak verilen 26.10.1998 tarih ve 1998/333-1998/797 sayılı kararın Yargıtay incelemesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için belirlenen 14.9.1999 günde davacı taraf avukatları tebligata rağmen gelmediğinden tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi S.Ç. tarfından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı şirketin zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortaladığı aracın müvekkiline ait araca çarpması neticesi hasara sebebiyet verdiğini, karşı tarafın kazanın oluşunda tamamen kusurlu olduğunu, davalı şirketin sigorta bedelini ödemeye yanaşmadığını 250.000.000 lira ve KDV'nin tahsili için girişilen icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itiraz iptaline, %40 icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili hasara uğrayan aracın reklam Prodüksiyon Koll. Şti. adına tescilli olduğunu, icra takibinin de D.K.-T.K. Reklam Prodüksiyon Koll. Şti. tarafından yapıldığından davacının kendi adına itirazın iptali davası açamayacağını, KDV'nin sigorta teminatı kapsamında olmadığını, %80 oranında faiz ve icra inkâr tazminatı talep edilemeyeceğini, kusur ve hasarın kanıtlanması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve dosyadaki kanıtlara göre, kaza neticesi hasara uğrayan otomobil davacı ve kızının ortak olduğu Kollektip şirket adına kayıtlı olup şirketin tasfiye edildiği ve aracın davacıya bırakıldığı bu durumun davalı sigorta şirketine bildirildiği, davalı sigorta şirketinin tayin ettiği ekspertizin raporunda sigortalı araç sürücüsünün asli kusurlu olduğunun belirtildiği, zorunlu mali sorumluluk sigortası limitinin 250.000.000 lira olduğu ve bu bedeli davalının ödemekle yükümlü olduğu gerekçesiyle 250.000.000 lira alacağa yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, %40 icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacının ortağı olduğu Kollektif tasfiye edilip, aracın mülkiyeti davacıya bırakıldığına göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, davalının kusur oranı ve hasar miktarı hususlarında açık kabulü bulunmadığına göre bu konuların açıklığa kavuşturulması için uzman kişilerden bilirkişi raporu alınıp sonucu çerçevesinde hüküm kurulması gerekirken bağlayıcılığı olmayan ekspertiz raporu ile yetinilmesi doğru olmamıştır.
3- Kabule göre de dava temelde haksız fiilden kaynaklanan tazminat davası olduğundan ve yargılamayı gerektirdiğinden, likit olmayan alacak için icra inkâr tazminatına hükmedilmesi doğru değildir.
O halde, açıklanan bu nedenlerle kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1. bentteyazılınedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. ve 3. bentlerde açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, davalı avukatı mürafaaya katılmadığından davalı yararına vekillik ücreti takdirine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 16.9.1999 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy