(6762 S. K. m. 381, 388)
Dava: Taraflar arasındaki davanın Korkuteli Asliye Hukuk Mahkemesince görülerek verilen 1.12.1998 tarih ve 1998/240- 1998/320 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi Ali Orhan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin ortağı olduğu davalı şirketine 28.8.1998 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurula çağrıda gündemde olan sermaye artırımı konusunda sermayenin eski ve yeni şeklinin çağrıya eklenmediği, sermaye artırımı kararının yasal toplantı ve karar nisabına uyulmaksızın alındığını ileri sürerek genel kurulu kararının iptaline karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, davacının genel kurulda alınan karara muhalefet şerhi yazdırmadığı, konuşmalar sırasında karara aykırı konuşmanın muhalefet etme anlamını taşımayacağı, bu nedenle dava açma koşulu oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı tarafından iptal istemine konu edilen davalı şirketin 28.8.1998 tarihli genel kurulunda, gündemin 4.maddesi gereği sermaye artırımının görüşmeleri sırasında açıkça TTK. nun 388.maddesinin toplantı nisabının sağlanmadığı, bu nedenle karara muhalif kalındığı bildirilmiş ve tutanağın ilgili bölümü davacının toplantıya katılan vekilince imzalanmıştır. Görüldüğü gibi davacı, vekili aracılığı ile genel kurulda sermaye artırımına ilişkin karar açıkça muhalefet etmiş ve muhalefet şerhini imzasını vazetmek suretiyle onaylamıştır. O halde, davacının TTK. nun 381.maddesine uygun olarak genel kurulda alınan karara muhalefet ettiğinin kabulü ile işin esasına girilerek davacının talebinin TTK. nun 388.maddesine göre değerlendirilip, sonucuna göre karar vermek gerekir iken, yazılı gerekçeyle davanın reddi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 03.05.1999 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy