(6762 S. K. m. 1279, 1301) (2918 S. K. m. 95)
Dava: Taraflar arasındaki davanın İzmir 9. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce görülerek verilen 30.12.1998 tarih ve 1998/857-1692 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı A. Sigorta tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi A. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü.
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirket nezdinde kasko sigortalı vasıtaya davalıların maliki ve sigortacısı oldukları aracın tam kusurlu biçimde çarpışması sonucu meydana gelen (91.167.680) lira tutarındaki hasarın halefiyet tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte, davalı sigorat şirketinin sorumluluğunun poliçe teminatıyla sınırlı olmak kaydıyla davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı Kalem Nakliyet ve Tic. an. Ltd. Şti vekili, davanın reddini savunmuştur.
Davalı Akdeniz Sigorta AŞ vekili davaya cevabında, kazanın 15.12.1997 günü saat 16.50'de meydana gelmesine karşın, trafik sigortasının tanzim saatinin aynı gün 16.55 olduğunu, dolaysıyla zararın teminat harici kaldığını, kaldı ki 09 KN 385 plakalı aracın trafik poliçesinin bulunmadığının da trafik kaza tespit tutunağında da açıkça yer aldığını, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna nazaran, kazanın oluşumunda davalı araç sürücüsünün tam kusurlu olup, sigortalı vasıtada toplam 91.167.687 liralık hasar meydana geldiği, davalı araç trafik sigorta poliçesinin incelenmesinde teminat öğleyin saat 12.00'de başladığının anlaşıldığı, ayrıca 5 dakikalık zaman farkını ileri sürmenin medeni kanunun 2. maddesinde öngörülen dürüstlük kuralına da aykırı olduğu gerekçeleriyle, davanın kabulü ile (91.167.680) lira tazminatın 15.1.1998 tarihinden itibaren % 50 yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Karar, davalılardan Akdeniz Sigorta AŞ vekili temyiz etmiştir.
Davacının talebine dayanak yaptığı mecburi mali mesuliyet sigortacısı poliçesinin trafik kazası vukuundan (rizikonun gerçekleşmesinden) sonra düzenlendiği hem 15.12.1997 günlü trafik kazası tespit tutanağı hem de sürücülerin karakol ifadeleriyle açıkça anlaşılmaktadır. Bu durumda sigorta akdi kurulduğu sırada rizikonun gerçekleştiği sigorta ettiren tarafından bilindiğinden TTK'nın 1279. maddesi hükmü uyarınca sigorta akdi geçersizdir. Sigorta tazminatı alacağı talebine temel teşkil eden sigorta sözleşmesinin mutlak geçersizliği bu sözleşmeye dayanarak talepte bulunan üçüncü şahıslara karşı da ileri sürülebilir bir keyfiyet olup, 2918 sayılı KTK'nin 95/1.1. maddesi hükmünün olayda uygulama yeri bulunmadığı gbi, böyle bir davada iyi veya kötü niyette tartışılamaz. Zira, böyle bir sigorta akdinin rizikonun gerçekleşmesinden sonra geçersiz olarak bağıtlanması ile sigorta akdinin hiç yapılmaması arasında 3. kişiler açısından hukuki sonuç farkı bulunmayıp, her iki halde de 3. şahısların sigorta himayesinden mahrum kalmalarıyla sigortacının davranışı arasında nedensellik bağı yoktur. Bu durumda mahkemece davalı sigorta şirketi açısından davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanlış gerekçelerle yazılı olduğu şekilde karar tesisi doğru görülmemiş ve kararın açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı Akdeniz Sigorta A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bu davalı yararına BOZULMASINA, 17.05.1999 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy