(1163 S. K. m. 27)
Dava: Taraflar arasındaki davanın Ankara Asliye 3. Ticaret Mahkemesince görülerek verilen 30.4.1998 tarih ve 317-368 sayılı kararın Yargıtay`ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi Ö.Ö. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, müvekkillerinin davalı kooperatifte 2 pay sahibi olarak ortak olduğunu, ancak davalı kooperatifçe usulsüz ihtarlarla müvekkillerinin ikinci hissesinin iptaline karar verildiğini ileri sürerek davacıların iki hisse sahibi olduklarının tespitine, hisse iptaline ilişkin kararın iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığından davaların ayrılması gerektiğini, davanın 3 aylık hak düşürücü sürede açılmadığını, 16.6.1996 tarihli genel kurulda davacıların ihraç kararlarını öğrendiklerini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve dosya kapsamına göre, 1163 sayılı Kooperatifler Yasası`nın 27. maddesi uyarınca ikinci ihtarda davacılara 1 aylık süre tanınması gerekirken 30 gün süre tanındığı gerekçesiyle 16.6.1996 tarihli genel kurulun 7. maddesi ile alınan çift hisselerin iptali kararının iptaline karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Kooperatif yönetim kurulunun, davacılar hakkında ikinci paylarının iptaline ilişkin olarak aldığı karar, davacılar V. ve F.`ye 7.5.1996, diğer davacılara ise 27.4.1996 tarihinde tebliğ edilmiştir. Bu karar davacıların ikinci payları yönünden ihraç kararı niteliğindedir ve 3 ay içinde genel kurul nezdinde itiraz edilmesi veya mahkemede 3 aylık sürede dava açılması gerekir. Davacılar genel kurul nezdinde itiraz ettiklerini ileri sürmemişlerdir. Her ne kadar 16 06.1996 tarihli genel kurul toplantısında 7 numaralı gündem maddesi ile "... iki hissesi olup da üye aidatlarını eşit şekilde ödeyen üyelerin devamına, iki hissesi olup da, tek hisse aidatı ödeyen üyelerin ihracına..." şeklinde bir karar alınmış ise de bu karar yeni bir ihraç kararı olmayıp, davacıların konumundaki üyelere tanınan bir atıfet mehlidir. Bu kararın üyelere tebliği zorunlu değildir ve alındığı tarihten itibaren tüm üyeleri bağlar. Davacıların 16.6.1996 tarihli genel kurulda tanınan atıfet mehline uyduklarına dair yazılı belge de sunmadıklarından, davacıların 2. paylarının iptaline ilişkin karara karşı 3 ay içerisinde dava açılmadığından, haklarında alınan 2. paylarının iptaline ilişkin karar kesinleşmiştir.
Davanın süre yönünden reddi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, 25.3.1999 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy