(6762 S. K. m. 1231, 1233)
Dava: Taraflar arasındaki İstanbul Asliye 1. Ticaret Mahkemesi'nce görülerek verilen 7.12.1998 tarih ve 1160-2122 sayılı kararın Yargıtay incelemesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için belirlenen 28.9.1999 günde davalı avukatı K.Y. gelip, davacı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukat dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karar bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi S.Ç. tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı avukatı, müvekkiline ait Avcılar adlı palamar motorunun davalıya ait Sarıbay gemisi kaptanının yardım isteği üzerine gemiden halat alınarak samandıraya bağlanmak üzere götürdüğü sırada, Sarıbay gemisi kaptanının kusurlu davranışı denizden çıkarılması, onarımı masrafları ve bir aylık kazanç kaybı toplamı 894.400.000 TL'nin olay tarihinden itibaren reeskont oranında faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili olayın meydana gelişinde tamamen davacıya ait motorun (teknenin) kaptanında olduğunu, talepedilen tazminatın fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre; 21.11.1995 tarihinde meydana gelen ve davacıya ait palamar motorunun batmasına yol açan deniz kazasında davalıya ait Sarıbay gemisi kaptanının %70, davacıya ait teknenin kaptanının %30 oranında kusurlu bulundukları, bu kusur oranına göre davacının talep edebileceği tazminatın 786.000.000 TL olduğu gerekçesiyle bu meblağın 21.11.1995 tarihinden itibaren reeskont oranında temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Davanın hukuki sebebi itibarıyla haksız eylemden kaynaklanan bu tazminat davasında olayın meydana gelişine ilişkin davalı tanıklarının dinlenmesinde usulü açıdan bir engel bulunmadığına göre davlı tanıklarının da dinlenmesi gerekir. Öte yandan, gemi kaptanları hakkında açılan ceza davasında verilmesi muhtemel beraat kararı ile hukuk hakimi bağlı değilse de ceza mahkemesinin kararı bu davada delil teşkil edeceğinden ceza davasının sonucu beklenmesi gerekir.
2- Mahkemece alınan bilirkişi raporunun davalı tarafa tebliğine ilişkin ara kararı tesis edildiğine göre, bu ara kararının gereği yerine getirilerek davalıya tebliğ edilmesi ve davalı vekiline rapora itiraz hakkı tanınması gerekirken bu hususun da eksik bırakılması doğru görülmemiş ve hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 ve 2. bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 65.000.000 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınıp davalıya ödenmesine, ödediği temyiz peşin harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 30.9.1999 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy