(1086 S. K. m. 275) (6762 S. K. m. 58) (556 S. KHK. m. 62)
Dava:Taraflar arasındaki davalıın Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce görülerek verilen 10.12.1998 tarih ve 1997/558-1998/1014 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi, davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyaskı için Tetkik Hakimi V. Ç. tarafından düzenlenn rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra, işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin kurucu ve yöneticisi olduğu Metropl Tıp Merkezi ve bu merkeze bağlı H. merkezinin sağlık hizmetleri verdiğini, "Metropol Tıp Merkezi" markasının 8.3.1996 tarihinde müvekkili adına tescil edildiğini, davalının ise izinsiz olarak "Metropol" ismini kurduğu hastanede kullandığını, kendisine gönderdikleri uyarıya verdiği yanıtta Metropol sözcüğünü kullanmayacağını bildirdiği halde, bu sözcüğü kullanmadığı görüntüsü vermek için, bu sözcükle şekil ve telaffuz olarak aynı olan "Metropolitan" sözcüğünü kullanmaya başladığını, dvalının eyleminin markaya tecavüz olduğu ve kendilerine lisans bedeli olarak maddi tazminat ödemesi gerektiğini ileri sürerek davalının markaya tecavüzünü önlenmesini, tüm kayıtlarındaki "Metropol" ve "Metropolitan" isimlerinin çıkartılmasını ve 2.000.000.000.- lira maddi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, iddianın doğru olmadığını, uyarıdan sonra "Metropol" sözcüğünü kullanmadıklarını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre, davacının "Mertopol Tıp Merkezi" markasını sağlık hizmeteleri emtiası olarak 10 yıl için tescil ettirdiği, davalının ise, ihtara verdiği cevapta bu markayı kullanmaycağını bildirdiği halde, daha sonra Metropol sözcüğünü matbu evrakında kullandığının tespit edildiği ve bu eyleminin markaya tecavüz olduğu, ancak advacı Metropolitan sözcüğünün de, iltibas yaratacağını bildirmiş ise de, davalının bu sözcüğü 1.8.1997 yılında marka olarak tescil ettirmiş olduğu ve bu markanın hükümsüzlüğü hakkında bir dava açılmadığı, bu nedenle davacının buna yöneli talebinde bulunmuş ise de, lisansı ücretinin usûlüne uygun devir sonucu taahhütlerin karşılıklı yerine getirilmesi halinde verilebileceği ve davacının Ankara'da, davalının da İstanbul'da faaliyet göstermesi nedeniyle davacının maddi zararının oluşmadığı gerekçesiyle, davacının "Metropol" markasına olan tecavüzün önlenmesine, diğer istemlerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1 - Dava dosyası içerisindeki bilgi ve bilgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usûl ve yasaya aykırı br yön bulunmamasına göre, advacı vekilinin yerinde görülmeyen aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2 - Ancak, dava markaya tecavüzün önlenmesi ve maddi tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekili, davalının müvekkiline ait "Metropol" markasını kullandığını ve bundan dolayı menfaat elde ettiğini ileri sürerek, dava konusu markanın kullanım hakkını kendi izni ile vermiş olsa idi, elde edebileceği gelirin tazminat olarak tahsilini istemiştir.
Yapılan yargılama sonunda davalın eyleminin "Metropol" markasına tecavüz olduğu kabul edilerek, bu eylemin önlenmesine karar verilmiştir. O halde davacının bundan dolayı bir zarara uğradığı kabul edilmelidir. Mahkemece, davacının markasını kendi izni ile davalıya kullandırması halinde talep edebileceği ücretin onun zararının oluşturacağı gözetilip, 556 sayılı KHK'nin 62. ve TTK'nin 58. maddeleri dikkate alınarak ve gerekirse bu konuda bilirkişi incelemesi yaptırılarak sonucuna uygun bir tazminat takdir edilmek gerekirken, bu hususlar göz önüne alınmadan yazıl şekilde tazminat isteminin reddi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte yazılı nedenlerle, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte yazılı nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşn harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 31.5.1999 tarihinde, oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy