(6762 S. K. m. 381)
Dava: Taraflar arasındaki davanın Dursunbey Asliye Hukuk Mahkemesince görülerek verilen 16.10.1998 tarih ve 167-140 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı kooperatif başkanı M. K. tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi D. B. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü :
Karar: Davacı vekili, davalı kooperatifin 24.5.1998 günü yapılan olağan genel kurul toplantısında seçim sırasında aynı isim ve soyadında birden fazla üye olması halinde bu kişilere oy vereceklerin bu kişilere oy vereceklerin bu kişilerin baba isimlerini de yazmaları gerektiği aksi halde bu kişilere verilecek oyların geçersiz sayılacağının belirtilmesine rağmen sayımda usulsüzlük yapılarak seçim yapıldığını, seçimde 6 adet M. K. isimli şahıslar olmasına rağmen baba adı yapılmayan oyların geçersiz olmasına rağmen hepsinin K.'oğlu M. K.'nın oyuna eklendiğini, 112 üyenin kooperatife müracaat ettiğini, 1/3 üyenin imzası ile yönetim ve denetim kuruluna müracaat edildiğini ileri sürerek kongre kararı verilmesini talep etmiştir.
Davalı kooperatif başkanı duruşmada davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamından 15.6.1998 tarihli noter ihtarı ile 35 üye tarafından kooperatife müracat ettiği aksi halde mahkemeye müracaat edileceğinin bildirildiğini, belirterek davanın kabulü ile Genel kurulu istek sahiplerinin bizzat toplantıya çağırma izni verilmesine karar verilmiştir.
Kararı davalı kooperatif başkanı temyiz etmiştir.
Davacılar, olağanüstü toplantı istedikleri dilekçelerinde evvelki genel kurul toplantısının ve o toplantıda alınan kararların iptaline yönelik gerekçeler göstermişlerdir. Bu itiraz ve isteklerin ancak genel kurul kararlarının iptali yoluyla dermayanı mümkün olup, ayrıca bir olağanüstü genel kurul toplantısına neden teşkil edemeyeceğinden ve süresinde açılmış genel kurul kararlarına iptali davasıda olmadığından çağrı isteminin reddi gerekirken, kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı kooperatifin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı kooperatif yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 25.3.1999 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy