(2004 S. K. m. 72)
Dava: Taraflar arasındaki İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesince görülerek verilen 21.5.1998 tarih ve 1997/204-1998/610 sayılı kararın Yargıtay incelemesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için belirlenen 1.6.1999 günde davalı avukatı Hüseyin Akkar geldi davacı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karar bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Yaşar Aslan tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankadan 28.9.1990 tarihinde (500.000.000) lira kredi aldığını, borcun teminatı olarak iki taşınmazın ipotek gösterildiğini ve (500.000.000) liralık senet verildiğini, müvekkiline (2.240.035.952) lira ödendiği halde ipotekli taşınmazlar ve senede dayalı haksız icra takiplerine girişildiğini ileri sürerek, haksız taleplerin iptaline, hacizlerin fekkine ve %40 kötüniyet tazminatı ile (500.000.000) lira manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevabında, icra dosyalarında davacının borcunu ikrar ettiğini, yapılan şartların borçtan düşüldüğünü, %178 faizin taraflar arasındaki anlaşmaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece davanın reddine ilişkin verilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuş olup, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda toplanan kanıtlara ve yeni bilirkişi incelemesi sonucuna dayanılarak davacının dava tarihi itibariyle davalıya (3.079.229.939) lira olduğu, ancak bozulan ilk hükme esas bilirkişi raporunda belirlenen (2.135.609.621) lira borç tutarına davalı itiraz etmediğinden bu miktarın davacı yararına usuli kazınılmış hak oluşturduğu, bu miktar üzerinden hesaplanan faizler ve gider vergisi eklendiğinde rapor tarihi 1.4.1998 itibariyle davacının borcunun (9.275.725.047) lira olduğu bu tarihten itibaren geçecek her gün için bu meblağa (4.326.186) lira faiz ve gider vergisi eklenmek gerektiği, ipotekli taşınmazlardan birinin icra satış değeri (510.500.000) liranın düşülmesiyle borcun (8.765.223.047) lira olduğu gerekçesiyle davacının 1.4.1998 tarihi itibariyle (8.765.223.047) lira borçlu olduğunun ve bu miktara ayrı tarihten itibaren günlük (4.326.186) lira faiz ile bu faizin gider vergisi yürütülmesi gerektiğinin tespitine, davalının bu şekilde saptanan miktarı aşar alacak talepleri ile vuku bulacak muarazasının önlenmesine, belirtilen borç miktar ile fer'ilerinin ödenmesi halinde mevcut icra takiplerinin iptali ile ipoteklerin fekkine, teminat senetlerinin davacıya iadesine, tazminat taleplerinin ise reddine karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava, davacı kredi borçlusunun, alacaklı olan davalı bankaya yönelttiği menfi tespit istemine ilişkindir. Davacı vekili, müvekkiline 20.9.1990 tarihinde kullandırılan (500.000.000) lira tutarındaki krediden doğan borcun kısmen vadesinde, kısmen hesabın kat'ından sonra nakten ödendiğini, kalanın ise ipotekli taşınmazın icra yolu ile paraya çevrilmesi sonucu tahsil edildiğini savunarak bu davayı açmıştır. Yapılan yargılama sonucunda, bozma öncesi ve sonrası her iki kararda da davacının dava tarihi itibariyle (2.135.609.621) lira borcu bulunduğu hüküm altına alınmıştır. Bu dava, bir uyarlama davası olmadığına göre, davacının dava tarihinde iddia ettiğinin aksine belirtilen miktar borçlu bulunduğu saptanmış bulunmakla davacının davasını ispat edemediğinin kabulü ve bundan dolayı da yersiz davanın reddi gerekirken, davanın niteliği ile bağdaşmayacak biçimde davacının hüküm tarihine en yakın tarihteki borcunun saptanıp bu miktarın ödenmesi halinde icra takiplerinin durdurulması ve ipoteklerin fekkine karar verilmesi doğru bulunmamış kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı banka vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, 65.000.000 lira duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01.06.1999 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy