(6762 S. K. m. 779, 780/1) (1086 S. K. m. 275, 286)
Dava: Taraflar arasındaki (İstanbul beşinci Asliye Ticaret Mahkemesi)nce görülerek verilen 14.12.1998 tarih ve 1995/480-1998/1922 sayılı kararın Yargıtay incelemesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve dava dosyası için tetkik hakimi tarafından düzenlenen rapor dinenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, taraflar arasındaki taşıma sözleşmesi uyarınca müvekkilinin üstlendiği taşıma işini alt taşıyıcı G... Nakliyat Ltd. Şti'ne yaptırdığını, davacının 9200 DM tutarında navluu müvekkiline ödemediğini ileri sürerek, davalının icra takibine yaptığı itirazın iptaline, % 40 icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, söz konsu taşıma işi ile davacının ilgisinin bulunmadığını, taşımayı ".... Nakliyat Ltd. Şirketi'nin yaptığını, taşıma süresinin, normal sürenin iki katını aştığından TTK'nın 780/1. maddesi gereğince ücretin tamamen düştüğünü, kaldı ki taşınan eşya da tamamen bozulduğundan navlun istenemeyeceğini de savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporlarına göre taraflar arasındaki taşıma sözleşmesi gereğince davacının Londra-Adana arası taşımayı ifa ettiği ve taşımanın 20 günde yapıldığı, normal taşıma süresinin 8 gün olduğunun bildirildiği, bu durumda 12 günlük gecikmenin normal taşıma süresinin iki katını aşmadığı, TTK'nın 780/1. maddesi uyarınca navlun indirime tabi tutularak davacının 4600 DM tutarında navlun talep edebileceği gerekçesiyle, icra takibinin bu meblaga tekabül eden 107.902.200 lira üzerinden devamına, %40 icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Yukarıdaki açıklamalardan da anlaşılacağı üzere taraflar arasındaki ve temyize konu edilen uyuşmazlığın odak noktası, TTK'nın 780/1. maddesinde öngörülen taşıma ücretinin tamamen düşmesi süresinin ne şekilde hesap edeceğine ilişkin bulunmaktadır.
Taraflar arasındaki taşıma sözleşmesinde taşıma süresi belirlenmemiş olmakla beraber mutad taşıma süresinin TTK'nnı 779. maddesi uyarınca 8 gün olmaı gerektiği belirlendiğine göre, bu sürenin artık TTK'nın 780/1. maddesinin ikinci cümlesinde sözü edilen sözleşmeyle kararlaştırılan belli taşıma süresi niteliği de olduğunun kabulü gerecektir. Sözü edilen taşımanın ise dosya kapsamına göre 20 günde tamamlandığı ve bu şekilde 12 günlük bir gecikme oluştuğu anlaşılmaktadır. Mahkemece, yargılama sırasında son alınan bilirkişi raporundaki çoğunluk görüşüne itibar edilerek, gecikm esüresiin, taşıma süresinin üzerine iki mislinin eklenmesi ile bulunacak 24 güne varmadığı gerekçesiyle ve sırf anılan maddedeki lafzı yoruma itibar edilerek davacı taşıyıcının taşıma süresini iki katını aşmadan yani 24 günü doldurmadan taşımayı tamamlamakla, taşıma ücreti isteme hakkının tamamen düşmediği gerekçesiyle aynı maddenin birinci cümlesine dayanılarak taşıma ücretinden gecikme ile mütenasiben indirim yapılarak davacı talebi kısmen kabul edilmiştir.
Oysa, TTK'nın 780. maddesinin amacına ve maddenin tümünün birlikte yorumlanması ile aynı sonuca varılmaması gerekir. Zira, bu maddenin ilk cümlesine göre, yükün taşıma süresinin bitiminden sonra gecikme ile ulaşması halinde taşıma ücretinin, geciken süre ile orantılı olarak indirileceği açık bir şekilde hükme bağlanmış olup, bu maddenin olaya uyarlanmasında, 8 günlük taşıma süresinin bitiminden sonra geciken her gün için orantılı olarak indirim yapıdığında, ikinci 8 günün hitamında yani taşıma süresinin iki katı olan 16 gün tamamlandığında yapılan hesaplamaya göre, taşıma ücretinin tenzili ile "0" rakamına ulaşıldığı ve eylemli olarak bu andan itibaren taşıma ücretinin düştüğü sonucu ortaya çıkmaktadır. Anılan maddenin ilk fıkrasının ikinci cümlesinde ise gecikme süresinin taşıma süresinin iki katına ulaştığında yani olayda 24 güne vardığında, taşıma ücretinin esasen düşmüş olmakla beraber, taşıyıcının gecikme sebebiyle doğan zarardan da ayrıca sorumlu olacağı hükme bağlanmış olmaktadır. Bu cümlenin asıl amacı, bu son sorumluluğun belirlenmesine yöneliktir. Yoksa, bu cümlenin taşıma ücretinin düşmesi hesabı ile doğrudan bağlantısı bulunmamaktadır. Nitekim, dairemizin bu maddenin uygulanmasındaki kökleşmiş içtihatlarıda bu yolda olup, son rapordaki uzman bilirkişilerin mütalaaları da bu yolda oluşmuştur.
O halde, yukarıda açıklanan nedenlerle davacının taşıma ücreti talep etme hakkı tamamen düşmüş olduğu halde, aksine görüş içeren bilirkişi raporundaki görüş ve yorum şekline itibar edilerek, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli görülmemiştir.
2- Yukarıda açıklanan bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmüştür.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte gösterilen nedenlerle kararın davalı yararına (BOZULMASINA), (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 65.000.000 lira duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 14.10.1999 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy