(2004 S. K. m. 67) (6762 S. K. m. 1301)
Dava: Taraflar arasındaki davanın Kocaeli 1.Sulh Hukuk Mahkemesince görülerek verilen 5.11.1998 tarih ve 1998/441 - 1998/1274 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirkete sigortalı olan araca davalının sürücüsü olduğu araç ile çarpması sonucu sigortalı araçta hasar meydana geldiğini, sigortalıya 8.3.1996 tarihinde 23.805.000.- lira hasar bedelini ödediklerini, hasar bedelinin ve ödeme tarihinden itibaren işleyen faizlerin tahsili amacıyla davalı aleyhine 36.897.750.- lira'lık icra takibi başlattıklarını, davalının itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline ve takibin devamına haksız ve kötü niyetli olduğu için davalının % 40'tan az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı davaya cevap vermemiş, aşamalarda alınan savunmasında kusuru olmadığını, sola dönüş yapacak olduğunu, karşı yönden gelen sigortalıya ait araç aşırı hızlı olduğundan duramadığını, hasar bedelinin fahiş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece iddiaya, savunmaya, toplanan delillere, bilirkişi raporuna göre davalı olayın meydana gelmesinde % 100 kusurlu olduğundan ve yapılan tamirat giderleri talebe uygun bulunduğundan davanın kabulü ile itirazın iptaline ve takibin devamına, % 40'dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava kasko sigortasına dayalı sigorta rücu davası olup davacı sigortanın sigortalısına ödediği tazminatı davalıdan tahsiline ilişkin bir takiptir. Bu haliyle dava tazminat niteliğinde olduğundan ve likit bulunmadığından davacının inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 8.6.1999 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy