(6762 S. K. m. 573, 574)
Dava: Taraflar arasındaki davanın Konya Asliye Ticaret Mahkemesince görülerek verilen 27.1.1999 tarih ve 1998/1117- 1999/23 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin K. Holding AŞ 'de 2.tertip 200 hisse aldığını, bu hissesine karşılık hamiline 44189 seri nolu hisse senedinin verildiğini, bu hisse için müvekkilinin 11.000 DM ödediğini, ancak müvekkilinin bu hisse senedini kaybettiğini, kötü niyetli şahısların eline geçmesi halinde paraya çevrilebileceğini iddia ederek zayii nedeniyle bu hisse senedinin iptalini talep etmiştir.
Davalı vekili cevabında, hamiline hisse senedi sahipleri şirket tarafından yapılan genel kurul çağrı ilanı ile genel Kurul'dan bir hafta önce hamiline hissi senetlerini şirkete ibraz ederek genel kurula katılım belgesi aldığını belirterek, hisse senedinin kaybedilmesinden müvekkil şirketin sorumlu tutulamayacağını, bu tür davaların hasımsız olarak açılması gerektiğinden, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini belirtmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamından, K. Holding AŞ tarafından halka arz edilen ve davacının zilyetliğindeyken kaybolduğu anlaşılan 2.tertip 44189 seri nolu 200 lük hamiline yazılı hisse senedinin zayii nedeniyle iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava hamiline yazılı hisse senetlerinin, zayii nedeni ile iptal edilmesi istemine ilişkin bulunmaktadır. Bu tür davalar, TTK. nin 573 ve devamı maddelerine göre ve dairemizin yerleşmiş uygulaması gereğince hasımsız olarak açılması gereken dava türlerindendir. Bu davada ise, hisse senedini çıkaran şirket davalı olarak gösterilmiş bulunmaktadır. Bu durum karşısında mahkemece davanın husumet itibarı ile reddine karar verilmesi gerekirken, yukarıda yazılı ilkelere aykırı olarak davanın incelenip sonuçlandırılması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı şirket yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 14.6.1999 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy