(818 S. K. m. 104)
Dava: Taraflar arasındaki davanın İskenderun Sulh Hukuk Mahkemesince görülerek verilen 16.10.1998 tarih ve 619-1387 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi A. S. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalının müvekkili kooperatif ortağı olup, akçalı yükümlülüklerine yerine getirmemesi üzerine alacağın tahsili amacıyla girişilen takibe itiraz edildiğini ileri sürerek, takibe yapılan itirazın iptali ile %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili duruşmadaki beyanında, müvekkilinin kooperatifte ferdi mülkiyete geçilmesinden sonra, satın alma suretiyle mülk sahibi olduğunu, bu nedenle ortak sayılamayacağını, genel kurul kararlarının da kendisini bağlanmayacağını davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna nazaran, davalının kooperatif ortağı olup, genel kurullarca alınan kararların kendisini bağlayacağı ve takibe konu miktarda kooperatife borcu bulunduğu gerekçeleriyle davanın kabulü ile davalının takibe yaptığı itirazın iptaline, asıl alacağın %40'ı tutarında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, kooperatif aidat alacağı dolayısıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Her ne kadar, İskenderun 2. İcra Müdürlüğünün 1997/5188 E.sayılı takip dosyası dava dosyası içerisinde bulunmamakta ise de, 15.10.1998 tarihli bilirkişi raporunda, anılan takibin birikmiş 51.700.000 lira asıl alacak ve işlemiş 53.350.000 lira faiz olmak üzere toplam 105.050.000 liranın takip tarihinden itibaren aylık %10 faiziyle birlikte tahsili istemiyle yapıldığı anlaşılmıştır. Oysa, BK.nun 104/son maddesi "Geçmiş günler faizinin tediyesinde temerrüt sebebiyle faiz yürütülemez." hükmüne amir olup, mahkemece anılan yasa hükmüne göre faize faiz işler mahiyette takibe yapılan itirazın iptaline karar verilmesi doğru olmamış ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. Bu durumda mahkemece yapılacak iş, takip tarihine kadar faiz hesabı yapılıp takip talebinde talep edilmiş olması nedeniyle, faize ancak asıl alacak tutarı olan (51.700.000) lira üzerinden hükmetmekten ibarettir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 22.3.1999 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy