(2004 S. K. m. 50, 67)
Dava: Taraflar arasındaki davanın Beyoğlu 1.Sulh Hukuk Mahkemesince görülerek verilen 25.2.1998 tarih ve 1997/993 - 1998/1966 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi V. Çiçekli tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalının müvekkil şirkete bilet iadesinden dolayı ceza bedeli olarak 70.125.000.- lira borçlu bulunduğunu, alacağın tahsili için yapılan icra takibine davalının yaptığı itiraz ile takibin durduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile, % 40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın sözleşmeden kaynaklanmadığını, takibin İstanbul (Sultanahmet) icra dairelerinin yetkili olduğunu, yetki itirazlarının kabulü gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre, davalının adresinin İstanbul Mahkemeleri yargı çevresi içerisinde kaldığından, mahkemenin yetkili olmadığı gerekçesiyle, mahkemenin yetkisizliğine, dosyanın yetkili İstanbul Nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davalı vekili, 26.8.1997 tarihli takibe itiraz dilekçesinde, icra dairesinin yetkisine ve borca itiraz etmiştir. Ancak, davalı vekili, 25.12.1997 tarihli davaya yanıt dilekçesinde yine icra dairesinin yetkisine itiraz etmekle birlikte, HUMK.'nun 187/2'nci maddesinde öngörüldüğü gibi açıkça mahkemenin yetkisine bir itirazda bulunmamıştır. Bu durumda mahkemece kendiliğinden yetkisizlik kararı verilemez. Yukarıdaki açıklamalardan da, anlaşılacağı üzere işbu dava, icra takibine vaki itirazın iptali davası olarak açılmış bulunmaktadır. Böyle bir davanın dinlenebilmesi için ortada yetkili icra dairesinde mevcut bir icra takibi bulunmaktadır. Bilindiği üzere icra takibi sebebiyle gönderilen ödeme emrine karşı borçlu sadece yetki itirazında bulunmuş ise bu itirazın kaldırılması yetkisi münhasıran icra tetkik merciine ait olup, yine yetki itirazı ile birlikte borcun esasına itiraz edilmişse alacaklı gerek gördüğü takdirde bu itirazın kaldırılmasını yine icra tetkik merciinden isteyebileceği İİK.'nun 50/2.maddesi hükmü gereğidir. Yetki itirazı ile birlikte borcun esasına itiraz edildiği durumda ise alacaklı icra tetkik merciine başvurmadan aynı Yasa'nın 67'nci maddesi hükmü gereğince, itirazın iptali davasını mahkemede açmışsa, mahkemece öncelikle icra dairesinin yetkisinin araştırılması ve şayet buna ilişkin itiraz yerinde değilse borcun esasına karşı itirazın incelenmesine geçilerek hüküm kurulmalıdır. Böyle değil ise, yani icra dairesinin yetkisiz olduğu sonucuna varılıyor ise, o zaman mahkemece borcun esasına yönelik itirazın incelenmesine geçilmeksizin takibin yetkili icra dairesinde yapılmadığı gerekçesiyle davanın bu yönden reddine karar verilmelidir.
Somut olayda davalı borçlu, Beyoğlu İcra Dairesi'nce çıkartılan ödeme emrine karşı yetkili icra dairesinin İstanbul İcra Dairesi olduğu yakında yetki itirazında bulunmuş ayrıca borcun esasına da, itiraz etmiş bulunmaktadır. Alacaklı davacı ise, davalının yetki itirazını benimsemeyerek Beyoğlu Sulh Hukuk Mahkemesi'nde dava açmıştır. Bu bağlamda mahkemece takibin yapıldığı Beyoğlu İcra Dairesi'nin yetkili olup olmadığı araştırılarak, yetkili olmadığı sonucuna varılırsa, ortada geçerli bir takip olmadığından, koşulları oluşmayan icra takibine vaki itirazın iptali davasının bu yönden reddine karar verilmelidir. İcra dairesinin yetkili olduğu kanısına varılırsa taraf kanıtları değerlendirilerek esas hakkında bir karar verilmek gerekirken, yazılı şekilde yetkisizlik kararı verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 21.6.1999 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy