(2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasındaki davanın Kütahya 1. Asliye Hukuk Mahkemesince görülerek verilen 06.10.1998 tarih ve 551-778 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi V. Ç. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin ortağı olduğunu, müvekkilinin şerefiye alacağından doğan 2.616 DM. karşılığı 343.312.000.- lira'nın tahsili için giriştiği icra takibine karşı davalının yaptığı haksız itirazla takibin durduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, iddia edilen şerefiye paralarının Ana sözleşmenin 61. maddesi uyarınca, teknik kurul raporuna göre belirlenebileceğini, böyle bir raporun mevcut olmadığını, kooperatif ortaklarının gelişigüzel bir şerefiye farkı belirlediklerini bunun geçerli olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, dosyaya ibraz edilen bilgi ve belgeler ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davanın kabul edilmesi gerektiği gerekçesi ile, itirazın iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, şerefiye bedilinin tahsili istemine ilişkindir.
Davalı vekili, Ana Sözleşmenin 61. maddesi uyarınca, bir maliyet ve şerefiye belirlemesi yapılmadığını savunmuştur.
Davalı kooperatif Ana Sözleşmesinin 61. maddesi hükmünde maliyet ve şerefiye bedellerinin ne şekilde belirleneceği düzenlenmiş olup, dosya arasında, Ana Sözleşmenin anılan maddesi hükmü uyarınca bir maliyet ve şerefiye belirlemesi yaptırıldığına ilişkin belgeye rastlanmamıştır.
Davacının davaya dayanak yaptığı ve genel kurulca verilen şerefiye bedeli ödenmesine ilişkin kararlar kural olarak davalı kooperatifi bağlayacaktır. Ancak, bu kararlar uyarınca belirlenen şerefiye bedellerinin muaccel hale gelmesi, maliyet belirlemesi yapılmasından ve ortaklarca tüm ödemelerin yerine getirilmesinden sonra sözkonusu olabilecektir.
Bu durumda mahkemece, Ana Sözleşme'nin 61. maddesi uyarınca, bir maliyet belirlemesi yapılıp yapılmadığı, kooperatifçe imal edilen konutlar için ortaklarca yapılması gereken ödemelerin bitirilip bitirilmediği, ayrıca şerefiye bedellerinin davalı kooperatife mi yoksa ortaklara mı ödeneceği bir başka teftişle davacının kimden talepte bulunabileceği hususlarının araştırılması ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir hüküm kurulması gerekirken, yazılı olduğu şekilde eksik inceleme ile karar verilmiş olması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte yazılı nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 22.03.1999 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy