(6762 S. K. m. 1301)
Dava: Taraflar arasındaki Karta 13. Asliye Hukuk Mahkemesince görülerek verilen 23.12.1997 tarih ve 1996/464-1997/874 sayılı kararın Yargıtay incelemesi duruşmalı olarak davacı ile davalı vekilleri tarafından istenmiş olmakla duruşma için belirlenen 15.6.1999 günde davacı avukatı Emre Demir geldi davalılardan H.İbrahim Şahin'e tebligat yapılamadığından, davacı avukatı duruşmanın başka güne ertelenmesini istemiş, Ancak; 15.6.1999 günlü dilekçe ile duruşma isteğinden vazgeçmiş olmakla, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karar bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Hüseyin Çiftçi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline kasko poliçesi ile sigortalı olan araca davalı Aktiv'e ait diğer davalının kullandığı, davalı İhlas Sigortaya zorunlu mali mesuliyet poliçesi ile sigortalı olan aracın çarpması sonucu sigortalı araçta hasar meydana geldiğini hasar nedeniyle sigortalıya KDV dahil toplam 1.323.318.000 lira ödediğini anılan meblağın 24.4.1996 ödeme tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı Aktiv vekili cevabında, sonradan yapılan ödemelerin haksız olduğunu ilk alınan ibranamenin geçerli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı İhlas Sigorta, yapılan tebliğata rağmen davaya cevap vermemiştir.
Davalı İbrahim Şahin hakkındaki dava atiye terk edilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunmaya, toplanan delillere bilirkişi raporuna göre, davacı dava dışı sigortalısına 5.4.1996 tarihinde 300 milyon lira ödeyerek ibraname aldığı bu ibradan sonra tekrar ödeme yaparak ibraname alması davalıyı bağlamayacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 472.607.000 liranın ödeme tarihi olan 5.4.1996 tarihinden itibaren davalı sigortanın poliçe limiti ile sorumlu olmak kaydıyla değişen oranlarda reeskont faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazla istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı tarafın temyizine gelince: 5.4.1996 tarihli 300.000.000 lira bedelli Makbuz ve İbraname başlıklı belge makbuz niteliği taşıyan ve sadece (300.000.000) liralık kısmı ibraz eden bir belgedir. Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu davacının ödemesi gereken gerçek zararı KDV ilavesi ile (1.320.200.000)lira olduğu açık olduğu ve bu miktar davacı sigortacı tarafından sigortalısına ödendiği bellidir. Davacının rücu edebileceği miktar bilirkişi raporu ile tespit edilmiş olduğundan mahkemece bu miktara hükmedilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
3- Davalı tarafın temyizine gelince, davalı taraf 300.000.000 lira ile sorumlu tutulduğuna göre, bu miktarın KDV sinden de sorumlu olması gerekir. Nasıl hesap edildiği belli olmadan (172.607.000) liradan sorumlu tutulması da doğru olmamış, kararın kabul şekli bakımından davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte yazılı nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına, (3) nolu bentte yazılı nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 17.6.1999 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy