(6762 S. K. m. 1301) (1086 S. K. m. 9, 21)
Dava: Taraflar arasındaki davanın Bursa 1.Asliye Hukuk Mahkemesince görülerek verilen 08.03.1999 tarih ve 1998/1159 - 1999/125 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi Ali Orhan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalıların sahip, sürücü ve zorunlu ve ihtiyari mali mesuliyet sigortacısı oldukları aracın şerit tecavüzü sonucu neden olduğu zincirleme kazada müvekkil sigorta şirketine kasko sigortalı aracın da hasarlandığını, sigortalıya 533.881.000.- lira hasar tazminatının 28.11.1997 tarihinde ödendiğini TTK.'nun 1301. maddesi uyarınca hasara neden olan işletene rücu hakkı doğduğunu ileri sürerek 533.881.000.- lira'nın ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte (sigorta şirketleri poliçe limitleri ile sorumlu olmak üzere) müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar Ü ve H vekili, müvekkillerin ikametgahının Karşıyaka, kaza yerinin de Karacabey olması itibariyle Bursa Mahkemesinin yetkisiz olduğunu HUMK.'nun 9.maddesi uyarınca yetkili Karşıyaka Mahkemesine gönderme kararı verilmesini, izafe edilen kusur ile, istenen hasar bedelinin fahiş olduğunu ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Diğer davalılar vekilleri, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalılar Ü ve H'in ikametgahlarının Karşıyaka olduğu gerekçesiyle dava dilekçesinin yetkisizlik nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava: TTK.' nun 1301. maddesine dayanılarak açılmış rücu davasıdır. Anılan madde uyarınca sigortalısına zararı ödeyen sigorta şirketi hukuken sigorta ettiren yerine geçer ve bu nedenle sigortalı mal sahibinin hak ve yetkilerine sahip olur. Bu halefiyet ilkesi uyarınca, sigortalı, zarar sorumlusuna karşı tazminat davasını hangi yer mahkemesinde açması gerekiyor ise, sigortacının da rücu davasını aynı yer mahkemesinde açması gerekir. O halde, sigortacının zarar sorumlusuna karşı açtığı davada HUMK. 'nun 9 ve 21. maddeleri gereği olarak biri davalının ikametgahı diğeri da haksız fiilin meydana geldiği yer olmak üzere iki ayrı yetkili yer mahkemesi sözkonusudur. Bir davanın görülmesinde iki ayrı yer mahkemesinin etkili bulunması durumunda ilk etapda seçim hakkı davacıya ait bulunmaktadır. Davacı, bu seçim hakkını yanlış kullanırsa davalının yetki itirazında bulunarak yalnız bir mahkemeyi bildirmek suretiyle yetkili mahkemeyi göstermesi gerekir. Buna karşılık davalı yetki itirazında birden fazla yetkili mahkeme gösterir ise yetkili mahkemeyi seçim hakkı tekrar davacıya geçer.
Somut olayda trafik kazası Karacabey'de meydana gelmiş, dava Bursa'da açılmış ve davalı, ikametgahının Karşıyaka, olay yerinin de Karacabey olduğunu ileri sürerek iki ayrı yetkili mahkeme göstermiştir. Bu nedenle seçim hakkı davacıya geçmiş olup, davacı vekili de dosyanın olay yeri olan Karacabey mahkemesine gönderilmesini istemiş olup, bu durumda dosyanın Karacabey mahkemesine gönderilmesi gerekir iken, yazılı gerekçeyle Karşıyaka mahkemesine gönderilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 28.06.1999 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy