(1163 S. K. m. 8)
Dava: Taraflar arasındaki davanın Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesince görülerek verilen 26.11.1998 tarih ve 1997/302- 1998/1110 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi A. Altun tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı, kardeşi olan davalı Feride'nin dava dışı S. Sahil Yapı Kooperatifinde bir paya 1/2 oranında ortak olduklarını, payın davalı üzerinde gözüktüğünü, ancak davalının payına tamamını ve kurada isabet eden taşınmazı haksız yere dava dışı Gönül D.'a devrettiğini ileri sürerek, kooperatife davalı ile müşterek ortak olduklarının ve davalıya tahsis edilen konutun yarı hissesinin müşterek maliki olduğunun tesbitini talep ve dava etmiştir.
Davalı Feride, davacının üyelik sıfatı olmadığını, ödemelerin kendisi tarafından yapıldığını, memur olup Ankara dışında olması nedeniyle, kooperatif ile ilişkilerini kardeşi davacının üstlendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Davaya müdahil olarak katılan Gönül Dolunay vekili, müvekkilinin iyi niyetli olarak davalının kooperatif payını noter satış senediyle devraldığını, bu dava nedeniyle adına devrin yapılamadığını ileri sürerek davanın reddini, müvekkilinin ortak olduğunun tesbitini istemiştir.
Mahkemece davanın reddine dair verilen karar Dairemizin 10.11.1995 gün ve 5063-8447 sayılı karar ile 10.3.1997 gün ve 1997/1188-1487 sayılı karar ile bozulmuştur.
Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda Feride ve Neriman'ın kardeş olduğu, kooperatif ortağının Feride olup aidatların bir kısmının Neriman tarafından ödenmiş görünmesinin paranın mutlaka Neriman tarafından ödendiğini göstermeyeceği, Neriman vekiline, Feride'ye karşı yemin teklifinde bulunması hususunda süre verildiği, ancak Feride'ye yemin teklifinde bulunulmadığı, yazılı deliller karşısında ise davalı muvafakati bulunmadığından tanık dinlenemeyeceği, davacının iddiasını kanıtlayamadığı gerekçesiyle davacının asıl ve birleşen davasının reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve dosyanın yeniden incelenmesinde devrin dairemizin önceki bozmasındaki tespitinin aksine davadan sonra değil davadan önce olduğu ve nitekim genel kurulca da dosyanın bu nedenle gönderildiği, bu durumda davacının payı devralan üçüncü kişi Gönül'e karşı l/2 payın kendisine devrine ilişkin dava hakkı olmadığı, mahkemenin bu yöne ilişkin kabulü dairemizce de uygun görülmüş ve bu durumda yine davacının kardeşi Feride'ye karşı tesbit davası açmakta hukuki yararı bulunmadığı, şartları oluştuğu takdirde ancak Feride'ye karşı tahsil davası açabileceği ve delillerin o davada değerlendirilmesinin mümkün bulunması nedeniyle davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün onanması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasa hükümlerine uygun görülen kararın ONANMASINA, 1.370.000 lira temyiz ilam harcından peşin harcın mahsubu ile temyiz edenden alınmasına, 28.06.1999 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy