(1163 S. K. m. 42, 59, 60, 62)
Taraflar arasındaki davanın Mahkemesince görülerek verilen tarih ve sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkillerinin denetçisi olduğu kooperatifin eski yönetim kurulu başkanı olan davalının başkanlığı sırasında yasaya aykırı şekilde borç vermiş gibi kayıt yapmak suretiyle 461.627.782.TL bedelli bono düzenlettirdiğini ileri sürerek, davalıya borçlu olmadıklarının tespitini ve bononun iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin ibra edildiğini ve borcun genel kurul kararıyla oluşturulduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve yaptırılan bilirkişi incelemeleri sonucuna göre, bono 1994 yılı bilançosunda gösterildiği, daha sonra da yönetim ibra edildiği için mevcut borcun kooperatif tarafından benimsendiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı taraflar temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin temyizine gelince, mahkemenin kooperatif bilançosunda yer alan kayda dayalı inceleme yeterli değildir. Davalıya verilen bono imzacıları olan iki yönetim kurulu üyesinin birlikte dahi olsa, yönetim kurulu başkanının imzasının bulunmadığı belgelerdeki imzalarının kooperatifi bağlamaya elverişli değildir. Söz konusu borçlanma genel kurulda açıkça görüşülmediği için ,bilançonun tasdiki ve yönetimin ibrasının da borcun kooperatifçe benimsendiği anlamına getirilmesi mümkün değildir. Bu durumda davalının kooperatife borç verdiğini ispatlaması gerekmektedir. Bu konuda davalı herhangi bir belge ibraz etmiş değildir. Mahkemece kooperatif merkezinde, kooperatifin hesabı bulunduğu banka kayıtları da nazara alınmak suretiyle uzman bilirkişi veya bilirkişilere inceleme yaptırılarak davalının davacı hesabına intikal ettirdiği para olup olmadığının belirlenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, 1.370.000 lira temyiz ilam harcından peşin harcın mahsubu ile temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 08.07.1999 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy