(2918 S. K. m. 85, 91, 93) (2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasındaki davanın Salihli Sulh Hukuk Mahkemesince görülerek verilen 18.3.1999 tarih ve 1999/111 - 1999/262 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi Ali Orhan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkile ait araca, davalı şirketin zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu dava dışı Bülent E. Yönetimindeki aracın çarparak hasarlandırdığını, hasar bedelinin davalıdan istenmesine rağmen ödenmediğini, davalı aleyhine girişilen icra takibinin de itiraz nedeniyle durduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ve % 40 inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının sulhan başvurusu bulunmadığını, istenen tazminat miktarının fahiş olduğunu ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, hasar miktarının davadan önce mahkeme kanalıyla tespit ettirildiği ve tazminatın ödenmesinin ihtarname ile istendiği, davalının ihtara yanıt vermediği gerekçesiyle davanın kabulüne, itirazın iptaline, asıl alacağın % 40 oranında inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, trafik sigorta poliçesine dayanılarak açılmış, itirazın iptali davasıdır. Davacıya ait araç, davalının sigortacısı olduğu araçla kaza yaparak hasarlanmış, hasar bedeline yönelik icra takibi itiraz nedeniyle durmuş ve işbu itirazın iptali davası açılmıştır. Davalı tarafça diğer savunmalar yanında istenen hasar bedelinin de fahiş olduğu ileri sürülmüştür. Karayolları Trafik Kanunu'nun 91. maddesi uyarınca, işletenlerin, aynı yasanın 85. maddesi gereğince oluşan sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur. Aynı yasanın 93. maddesine göre, sigorta şirketi de poliçe limiti ile oluşan zararlardan sorumludur. Ancak, sigorta şirketinin sorumluluğu, sigortalısının kusuru nispetinde poliçe limiti aşmamakla sınırlıdır. Davalı tarafından takipte istenen tazminat miktarına itiraz edildiğine göre, mahkemece uzman bilirkişi aracılığı ile olayda davacı ve davalının sigortalısının kusur oranlarının ve olay nedeniyle davacının aracında meydana gelen gerçek zararın belirlenmesi ve sonucuna göre davalı taraf poliçe limiti üzerinden sorumlu tutulması gerekir iken, kusur ve hasar miktarı saptanmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2-Öte yandan, yukarıda 1 nolu bentte açıklandığı üzere davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğu gerçek tazminat miktarı henüz belirlenmemiş olup, ortada likit bir alacak bulunmadığından İİK. nun 67. maddesinin 2. fıkrası gereğince inkar tazminatı işleminin reddi gerekir iken, kabul kararı verilmesi de doğru görülmemiş, kararın bu nedenle dahi davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 ve 2 nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 8.7.1999 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy