(6762 S. K. m. 1278, 1281) (Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartları A.1, A.5)
Dava: Taraflar arasındaki davanın Beyoğlu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce görülerek verilen 26.3.1999 tarih ve 1998/232-1999/104 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi A.S. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, oto kiralama ile iştigal eden müvekkili şirketin maliki bulunduğu 34 ... 571 plaka sayılı aracın davalı şirket tarafından kasko sigortasının temin edildiğini, aracın kullanım tarzına uygun olarak bir günlüğüne kiraya verildiğini, ancak kiralananın kira süresinin bitiminde iade edilmediğini, olayın sigorta teminatı kapsamında olduğunu ileri sürerek (1.340.000.000) lira kasko bedelinin aracın çalışma tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davaya cevabında, kiralık aracın kiralayan tarafından iade edilmeme olayının hırsızlık değil, emniyeti suistimal eylemini oluşturduğunu, bu durumun ise sigorta poliçesinde belirtilen teminat dışı bir hal olduğunu açıklayarak, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna nazaran, sigortalı aracın davacı tarafından bir günlük kiraya verildiği ve kira döneminin sonunda geriye teslim edilmediği, bu durumda çalınma ya da kaçırılmanın söz konusu olmadığı, dolayısıyla olayın sigorta poliçesi teminatı kapsamında bulunmadığı, gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Yukarıdaki açıklamalardan da anlaşılacağı üzere, taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacı tarafından kira sözleşmesi ile bir günlüğüne kiracıya teslim edilen aracın, kiracı tarafından iade edilmemesi halinin kasko sigorta poliçesi teminat kapsamında olup olmadığı noktasında odaklanmaktadır.
TTK'nin 1281/1. maddesi hükmüne göre, harp ve isyan olayları dışında kalan her türlü riziko sigorta teminatı içinde olduğu belirlenmiş ise de aynı maddenin 2. fıkrasında teminatın sözleşme ile sınırlandırılmasının da mümkün olduğu hükme bağlanmış bulunmaktadır.
Nitekim, dava konusu Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartları'nın sigortanın kapsamını diğer bir deyişle, konusunu ve genel çerçevesini belirleyen A-1 maddesinde kazalar, üçüncü kişilerin kötü niyetli davranışları, aracın yanması ve aracın çalınması veya çalınmasına teşebbüsten doğan zararların sigortanın konusunu oluşturduğu görülmektedir. Bu belirlemede açıkça görülebileceği gibi, TCK'nin 508 ve onu izleyen maddelerde düzenlenen emniyeti suistimal fiilinin sigortanın konusunu teşkil etmediği anlaşılmaktadır. Keza, TTK'nin 1278. maddesinde belirlenen ilkeler doğrultusunda düzenlenen aynı genel şartların A. 5-6 maddesi hükmü de A-1 maddesini doğrulayacak ve tamamlayacak şekilde düzenlendiği gözlemlenmektedir.
O halde, davacı sigorta ettiren tarafından bir günlüğüne kiraya verilen aracın, kiracısı tarafından iade edilmemesi eylemi bir çalma (hırsızlık) eylemi olmayıp, emniyeti suistimal eylemini oluşturmakla sigorta teminatı kapsamında bulunmadığından ve dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde de usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, 1.370.000 lira temyiz ilam harcından peşin harcın mahsubu ile temyiz edenden alınmasına, 24.9.1999 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy