(1086 S. K. m. 45, 187) (6762 S. K. m. 1236)
Dava: Taraflar arasındaki davanın Kadıköy 2.Asliye Ticaret Mahkemesince görülerek verilen 11.11.1998 tarih ve 1998/822- 1998/1300 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi Ali Orhan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, davalı donatana ait 5 adet geminin tamir, bakım ve tutumları ile kredilendiricileri olan müvekkillerin bu işler nedeniyle davalılardan 2.500.000 USD alacakları olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hak saklı kalmak kaydıyla şimdilik 151.207 USD. nin dava tarihinden itibaren aylık %l.5 döviz faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile gemiler üzerinde kanuni rehin hakkı tanınmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı donatan vekili, taraflar arasında düzenlenen sözleşmede yer alan tahkim sarfı uyarınca mahkemenin görevsiz olup, uyuşmazlığın Londra veya Moskova tahkim mahkemesinde görülmesi gerektiğini, isteme dayanak işlerin rehin hakkı sağlanan alacaklara ilişkin olmadığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin 25. maddesinde bu sözleşmeden doğacak her türlü uyuşmazlığın olaylara bakılmaksızın Londra ve Moskova Hakem Mahkemesinde Çözümleneceği'nin belirtildiği, sözleşmede yer alan bu tahkim koşulunun tarafları bağladığı gerekçesiyle dava dilekçesinin görev yönünden reddine, 18.6.1998 tarihli tedbir kararının hükmün kesinleşmesine kadar devamına karar verilmiştir. Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
1- Davacı taraf, iş bu davadan önce Kadıköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde derdes olan 1998/500 esas sayılı dava dosyasında aynı maddi ve hukuki vakıalara dayanarak kısmi dava açmış olup, davalı vekilince, davaya verilen yanıtta tahkim itirazında bulunulmamıştır. Huzurdaki temyize konu davada ileri sürülen maddi ve hukuki vakıalarda aynı nitelikte olup, kısmi dava dışı bırakılan bakiye alacağa ilişkindir. Davalı tarafça HUMK. nun 45/2 ve 187/5. maddeleri uyarınca ilk itirazda bulunularak birleştirme istenmediğine göre, ilk dava, ek dava açısından bekletici mesele oluşturur. Zira kısmi davada verilecek karar ek dava için kesin hüküm veya kesin delil teşkil edecektir. Bu değerlendirmenin öteki sonucu da, kısmi davada ileri sürülmeyen ilk itirazlar, ek davada davacı yararına usulü kazanılmış hak teşkil edecektir. Davalı, kısmi davada tahkim itirazında bulunmadığına göre ek dava için bu husus davacı yararına usulü kazanılmış hak oluşturmuştur. Bu durumda davalı tarafın tahkim itirazının reddine karar vermek gerekir iken yazılı gerekçeyle görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmemiştir.
2- Öte yandan, davacılar; alacaklarını teminen donatanlara ait gemiler üzerinde TTK.1236.maddesi uyarınca kanuni rehin hakkı tanınmasını da istemiş olup, buna ilişkin davanın en çabuk ve en az masrafla görülebileceği yerde açılması gerektiğinden ve bu yerinde genellikle geminin talep zamanında bulunduğu yer mahkemesi olduğu göz önünde tutulması gerekmektedir. O halde, kabul şekline göre davadaki taleplerden biri olan kanuni rehin hakkı tanınması hususu da göz önünde tutularak mahkemenin görevli olduğunun kabulü gerekir iken, yazılı gerekçeyle görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 ve 2 nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13.9.1999 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy