(6762 S. K. m. 56) (818 S. K. m. 41, 42, 43)
Taraflar arasındaki davanın İstanbul Asliye 3.Ticaret Mahkemesince görülerek verilen 4.11.1998 tarih ve 1997/936-1998/1883 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi Ali Orhan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; sadece müvekkil şirketin yayın hakkı sahibi bulunduğu şifreli yayınların ancak aboneler tarafından dekoder vasıtasıyla izlenebildiğini, davalının abonelik sözleşmesi olmadan işyerinde kaçak olarak şifre çözücü cihazla müvekkil yayınını izlettiğini eylemin TTK.nun 56 ve devam maddelerinde belirlenen haksız rekabet oluşturduğunu, haksız rekabet soncu istenebilecek tazminatın mahrum kalınan kara ilişkin olduğunu, davalının eylemi nedeniyle abonelik ücreti kadar kardan yoksun kaldığını ileri sürerek 117.000.000 TL nın tutanak tarihinden itibaren reeskont oranı üzerinden faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı; davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece; toplanan kanıtlara göre; davalının eyleminin haksız rekabet olmayıp, B.K.nun 41.maddesinde açıklanan haksız fiil niteliğinde olduğu ve sadece 1 gün için tutanağın düzenlendiği, bu nedenle davacı tarafın 1 yıllık abone verdiğini istemesinin yerinde görülmediği, BK.nun 42 ve 43.maddesi gereğince makul bir tazminatın istenebileceği, bu miktarın ise 1 güne isabet eden abonelik ücreti olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 320.547 TL nın 23.8.1996 tarihinden itibaren reeskont oranı üzerinden faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı C.. 5 Filmcilik ve Yayıncılık AŞ., kendisine ait şifre çözücü dekoderler vasıtasıyla abonelerince izlenen yayınlarını, davalının işyeri sözleşmesi yapmadan işyerinde bulunan müşterilerine seyrettirdiğini ileri sürmüş ve buna ilişkin noter tespit tutanağını ibraz etmiştir.
Davacı tarafından yapılan yayın, 3984 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkında Kanuna dayanılarak, Radyo Televizyon Üst Kurulunca yürürlüğe konulan, Radyo Televizyon Yayın İzni ve Lisans Yönetmeliğinin 2/f, geçici madde 5 ve Radyo Televizyon Üst Kurulu Kablolu Yayın Lisans ve İzin Yönetmeliğinin 10/7 maddeleri uyarınca yapılmakta olup; değinilen yasa ve yönetmeliklerle hukuken koruma altına alınmış bulunmaktadır. Davacı tarafından yapılmakta olan yayınlar, sadece abonelik sözleşmesi ve aboneliği tesis edilen ve kendilerine yayınların izlenmesini sağlayan şifre çözücü dekoderler verilmiş kişiler tarafından sözleşmede belirtilen yerde izlenebilir. Ancak, davalının böyle bir sözleşme yapmamış olduğu anlaşılmasına göre, davacının büyük giderler yaparak kurduğu şifreli yayınlardan, davalının hiçbir harcama yapmadan yararlanması, haksız rekabetin bir türü olan parazit (tufeyli) rekabeti oluşturduğunun kabulü gerekir.
Davalının çalıştırdığı işyerinde noter aracılığı ile yapılan tespitte futbol karşılaşmasının müşterilerine seyrettirildiği belirlenmiştir. Davalının bu eylemi dışında, başka günlerde de haksız rekabeti devam ettirdiği konusunda başka bir delil bulunmamaktadır. Öte yandan, davacı ile davalı arasında sözleşme bulunmadığından, davalı hakkında abonelik sözleşmesinin hukuki sorumluluk hükümlerinin uygulanması da mümkün değildir. Mahkemece, davacıya davalının haksız rekabeti nedeniyle uğradığı zararın nelerden ibaret olduğu açıklattırılmak, davalının bu haksız rekabeti gerçekleştirdiği yerin niteliği gözönünde bulundurulmak, TTK.nun 56. ve devamı maddeleri değerlendirilerek bilirkişi incelemesi yaptırılmak ve zararın tam olarak ispatının mümkün olmaması halinde de, BK.nun 42,43 maddeleri uyarınca makul bir tazminata hükmedilmek gerekirken; bir yıllık abonman bedelinin bir güne isabet eden bedelin tazminat olarak hükmedilmesi yerinde görülmemiş ve hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 27.09.1999 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy