(6762 S. K. m. 1309, 1310)
Dava: S. Reklamcılık Yatırım Tic AŞ ile N. İ. Sigorta AŞ arasındaki davadan dolayı Kadıköy 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 31.3.1998 gün ve 400-261 sayılı kararı bozan Daire'nin 5.10.1998 gün ve 4916-6220 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline ait ve davalı şirkete sigortalı işyerinin yanması sonucu oluşan hasarın karşılanmaması nedeniyle açılan takibe haksız yere itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının bina maliki olmadığını ve bina hasar bedelinin teminat dışında kaldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair verilen karar davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce, davacının yangın nedeniyle oluşan hasar bedelini mal sahibine ödediğini ispat etmek üzere önel tanınması ve temerrüt tarihinin poliçe genel şartlarına göre araştırılması gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur.
Davalı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1- Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre davalı vekilinin sair karar düzeltme isteklerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davacı kiracı, emtia ve demirbaşların yanında mal sahibiymişçesine kiraladığı taşınmaz için davalı ile sigorta sözleşmesi yapmıştır. Yanlar arasındaki poliçe bu niteliği itibariyle mal sigortasına aittir. Bu bakımdan 5.10.1998 gün ve 4916-6220 sayılı bozma ilamımızda sözü edilen T.Ticaret Kanunun 1309. maddesinin olayda uygulanma yeri bulunmamaktadır. Ne var ki, sigorta ettirenin sigorta edilen şey üzerinden hukuken korunabilir bir menfaati olduğu takdirde, onun salt mal sahibi olmaması sigorta sözleşmesini peşinen hükümsüz hale getirmez. Ancak bu durumda ileri sürülen menfaatin ispat edilmesi gerekmektedir. Somut olaydaki menfaati ise bilirkişi raporunda ve bozma ilamında belirtildiği üzere, davacının bina sahibine tazminat ödemesi halidir. Bu nedenle davacıya mal sahibine ödeme yaptığını kanıtlaması için önel verilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulüyle bozma ilamımızın 2 numaralı bendinde yer alan gerekçenin çıkarılarak yukarıda açıklanan gerekçe konulmak suretiyle mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair karar düzeltme taleplerinin reddine, 2 nolu bentte yazılı nedenlerle davalı vekilin karar düzeltme talebinin kabulü ile bozma ilamının 2 numaralı bendindeki gerekçe değiştirilmek suretiyle mahkeme kararının BOZULMASINA, ödediği karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 16.02.1999 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy