(6762 S. K. m. 1312, 1313, 1314)
Dava: Taraflar arasındaki davanın Mersin Asliye Ticaret Mahkemesince görülerek verilen 12.2.1999 tarih ve 1997/1162- 1999/42 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi Ali Orhan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkil şirketçe nakliyat rizikolarına karşı sigorta örtüsü altına alınan şeker emtiasının gemi ambarında teslim ile B. Şeker Fabrikasına taşınması işini davalının üstlendiği, deniz nakliyatı sırasında oluşan zararlar dışında, tahliye esnasında zayi ve depoya eksik ve hasarlı teslim edilen emtia bedeli için davalı aleyhine girişilen icra takibinin itiraz üzerine durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, taşımanın 20.8.1995 tarihinde gerçekleştiğini, dava tarihi itibarıyla zamanaşımı süresinin dolduğunu, dava dilekçesinde tahliye hasarının müvekkilden istendiğini ancak, tahliyenin TCDD liman işletmesi tarafından tekel olarak yürütüldüğünü, bu nedenle müvekkilin sorumlu olmadığını, ileri sürerek, davanın reddi ile %40 tazminatın davacıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davacının zararının sabit olduğu, ancak ödeme tarihinden takip tarihine kadar işlemiş faizin 174.311.700 TL olup, faizli alacağın 753.741.059 TL ye baliğ olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, asıl alacak 579.429.359 TL sına takip tarihinden itibaren reeskont oranı üzerinden faiz yürütülmek üzere itirazın iptali ile takibin 753.741.059 TL üzerinden devamına, iptal edilen itirazın %40 tutarının inkar tazminatı olarak davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Ancak, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, hasarlı emtia bedelinin %30 oranında "poliçe marjı" ilave edilmiş olup, bu kavramın hukuki niteliği ve dayanağı gösterilmediği gibi, sigorta şirketinin poliçe marjı adı altındaki masraf kalemi için icra hakkının bulunup bulunmadığı konusunda da bir gerekçe gösterilmemiştir. Bu durumda mahkemece yapılacak iş; aralarında sigorta ve taşıma hukuku konusunda uzman bulunan bilirkişi kurulu oluşturularak, davacı sigorta şirketince poliçe marjı kavramının sigorta ilişkisi açısından açıklattırılması ve buna göre bir masraf kalemini talep ve bu kalem için taşıyıcıya rücu hakkı bulunup bulunmadığı konusunda rapor alınıp, sonucuna göre karar vermek gerekir iken, yazılı şekilde eksik incelemeye dayanarak karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3-Öte yandan, davacı sigorta şirketinin talep ettiği miktar bir tazminat niteliğinde olması ve yargılamayı gerektirdiği halde likit bir alacakmış gibi icra inkar tazminatına da hükmedilmesi İcra İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi hükmüne uygun düşmediğinden doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle dahi davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3 nolu bentlerde açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 25.10.1999 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy