(1086 S. K. m. 436)
Dava: Taraflar arasındaki davanın Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülerek verilen 10/06/1998-1998/9812 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekilin tarafından istenmiş olmakla bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek, dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, duruşma için belirlenen 20.04.1999 günde davacı Avukatı Y. Atakar gelip, davalı avukatı U. Uzer temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Yaşar A. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Davacı vekili, 01.10.1990 tarihli vekaletnameyle müvekkiline ait taşınmazın kooperatifin kurulup faaliyete geçmesi için ortaklık payı olarak gösterilmesi ve imardan sonra iadesi kaydıyla davalı kooperatif yöneticilerinin yetkili kılındığını, ancak, vekaletname içeriğine aykırı olarak bu taşınmazın kooperatif adına tescil ettirildiğini, bu işlemin geçersiz olduğunu ileri sürerek, taşınmazın davalı adına oluşturulan tapu kaydının iptali ile davacı adına tescilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, davacının maliki bulunduğu taşınmazın müvekkili kooperatif satarak ortak olduğunu, ortaklığın yükümlülüklerini yerine getirmediğinden ortaklıktan çıkardığını davanın dayanaksız olduğunu savunmuştur.
Mahkemece, vekaletname içeriğine, kooperatif kaynaklarına ve gelen tapu cevaplarına dayanılarak 01.10.1990 tarihli vekaletnameyle kooperatife verilen parsellerin imardan sonra tekrar davacıya iadesi kayıt ve şartının öngörüldüğü, davacının, hem ortaklıktan ihraç edilmesinin hem de 2802 nolu parseldeki payının ortaklık payı olarak konulduğu halde davalı kooperatif adına tescilli kalmasının iyi niyet ve hakkaniyet kurallarıyla bağdaşmayacağı gerekçesiyle davanın kabule ile 2802 nolu parselin ifraz edildiği parsellerin 4135504 tam hisse kabul edilerek bu parseller ve arta kalan kısmın 11376/4185504 hissesinin davalı üzerine olan tapusunun iptali ile 11386/4185504 hisse oranında tüm bu imar parsellerinin ve arta kalan 193m2 yerin davacı adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece yargılama aşamasında yapılan inceleme ve araştırma isabetli karar vermeye yeterli olmadığı gibi kurulan hükmün de taşınmaza taalluk etmesi itibariyle infaz kabiliyeti de bulunmamaktadır.
Mahkemece, uzman bir bilirkişiye kooperatif defter ve kayıtları ile davacının ortaklıktan ihracına ilişkin aynı mahkemenin 1993/618-1994/98 sayılı dava dosyası incelettirilerek, davacının davalı kooperatif ortaklığına ne şekilde girdiği, davaya konu edilen taşınmazın aynı sermaye olarak kooperatife verilip verilmediğinin kesin olarak saptanması eğer ortaklık payı için ayni sermaye borcu karşılığında kooperatife verilmiş ise davacının sadece tazminat talep edebileceği düşünülerek buna göre karar verilmesi gerekir. Kooperatif kayıtları incelenmeden, davacının ortaklığı giriş biçimi aydınlatılmadan ve fen uzmanı bilirkişiden dava konusu taşınmazı, imar uygulaması gördükten sonra değişik parsellere bölünmüş olmasının getirdiği yeni durumun imar mevzuatı karşısındaki sonuçları konusunda görüş alınmadan yazılı biçimde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, 65.000.000 lira duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 30.11.1999 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy