(1086 S. K. m. 4, 8/1)
Dava: Taraflar arasındaki davanın Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesince görülerek verilen 5.5.1999 tarih ve 1999/18 -1999/185 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi A. Susoy tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı, asıl dava dilekçesinde dava dışı S.S. Malikent Kooperatifi ortağı olduğunu, kooperatife ait dubleks konutların içme suyu ve elektriği bağlanmadığı halde bir kısım konutlara kooperatiften su ve elektrik verilmek suretiyle kooperatif ve bundan yararlanmayan ortakların zarar gördüğünü ileri sürerek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 1994 yılı için (40.000.000.-) lira'nın davalılar İbrahim ve Hüseyin, 1995 yılı için (40.000.000.-) lira'nın tüm davalılardan, 1996 yılı için (20.000.000.-) lira'nın davalılar İbrahim ve Cengiz'den tahsili ile kooperatife ödenmesine karar verilmesini, birleşen dava dilekçesinde ise fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla, bazı inşaat işleri için yapılmış mükerrer ödemelerden doğan (100.000.000.-) lira'nın davalılardan tahsili ile kooperatife ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar ve vekilleri her iki davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davanın mutlak ticari dava olmayıp, 4146 sayılı yasa ile değişik HUMK. nun 8/1. maddesi uyarınca değeri 200.000.000-lira'yı geçmeyen işlerde Sulh Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1- 25.12.1998 tarihli asıl ve 7.1.1999 tarihli birleşen dava dilekçelerinden davaların kısmi dava oldukları açıkça anlaşılmaktadır. Kısmi davada ise, görevin HUMK. nun 4. maddesi uyarınca alacağın tamamına göre belirlenmesi gerekir. Bu durumda mahkemece davacıya dilekçelerinde yer alan ve kesin bir mahiyet içermeyen rakamların miktarının açıklattırılması ve HUMK. nun 4. maddesi uyarınca görev hususunun değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken bu husus gözden kaçırılarak, yazılı olduğu biçimde karar tesisi doğru görülmemiş ve kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, 2 bozma sebep ve şekline göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01.11.1999 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy