(Sınai Mülkiyetin Himayesine Mahsus Milletlerarası Bir İttihat İhdas Edilmesine Dair Paris Anlaşması (Paris Sözleşmesi) Mük. m. 6-4) (556 S. KHK. m. 5, 7)
Dava: Taraflar arasındaki davanın (Ankara Asliye Beşinci Ticaret Mahkemesi)nce görülerek verilen 22/04/1999 tarih Ve 1998,777- 1999/225 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava dosyası için tetkik hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirketin renkli şekilden ibaret marka başvurusunun davalı Enstitüce mezkur şeklin ayırdedici özelliğinin bulunmadığı ileri sürülerek 556 sayılı KHK.nin 7/a maddesi uyarınca reddine karar verildiği, red kararına karşı yapılan itirazın Enstitünün Yeniden inceleme ve Değerlendirme Kurulu'nca reddedildiği, oysa müvekkili şirketin tütün, tütün mamulleri ve sigara imal eden piyasalarda bu mamulleri pazarlayan bir şirket olup, ürünlerini yıllardan beri dünyanın her yerinde satıldığını, davacının bir tür sigarası D.... C.... adı altında özel kutu şekli ve kendine özgü rengi ile tüm Dünya'da ve Türkiye'de tanındığını, pazarlandığını, bu kullanma nedeni ile kutu şeklinin tütün mamullerinde özellikle de, sigaralarda ayırdedici nitelik kazandığını, davacı ürününün eki marka olarak menşe ülkesinde ve birçok ülkede tescilli olduğunu, red kararının Paris Sözleşmesi ve 556 sayılı KHK hükümlerine aykırı olduğunu ileri sürerek, davalının red kararının iptalini ve markanın tescilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı başvurusunun 556 sayılı KHK.nin 5. maddesinde belirtilen ayırdedici özelliklerinden herhangi birini taşımadığından reddedildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre, Türkiye'de Dünya Ticaret Organizasyonu anlaşması ve ek Trips Anlaşması'nın onaylanmış olması nedeniyle olaya uluslararası sözleşme hükümlerinin uygulanmasını gerektirdiği, 556 sayılı KHK.nin 5. maddesi uyarınca, üç boyutlu şekillerin ve renk üretimlerinin marka olarak tesciline olanak verildiği, somut olayda davacıya ait şeklin markanın renk armonisi ile birlikte tanınmışlık ve ayırdedici özellik kazanması ve birçok ülkede davacının istediği şekilde tescil edilmiş olması karşısında ayrıca işaretin üç boyutlu çiziminin mümkün olması nedeni ile davacı markasının 556 sayılı KHK.nin 5. maddesinde belirtilen ayırdedici özelliği taşıdığı, bu nedenle davalının tescil isteminin reddine ilişkin kararın yerinde olmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 04/05/1998 tarihli Yeniden inceleme ve Değerlendirme Kurulunun red kararının iptaline, tescil isteminin ise reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava konusu tescili talep edilen marka dikdörtgen biçiminde, üst yandan sonra kapaklı, kızıl kahverengi karışımı rengini içeren bir sigara kutusu şeklidir.
Yine dava dosyasına ibraz edilen davacı delillerinden aynı şeklin davacı üretici adına Paris Sözleşmesi taraflarından olan menşe ülkesinde de 25/10/1995 tarihinden beri tescilli olduğu sabit bulunmaktadır.
Ünlü bir yabancı sigara mamulünün ambalajında kullanılan bu şeklin (özel rengi ile birlikte) marka olarak 556 sayılı KHK.nin 5. maddesinde öngörülen bir başka teşebbüsün mal veya hizmetlerinden ayırt etmeyi sağlayan niteliğinin bulunduğunun kabulü gerekir. Kaldı ki, Türkiye'nin de tarafı olduğu Paris Sözleşmesinin dördüncü mükerrer 6. maddesinin ilk fıkrası da davacıya bu şekli tescil hakkı tanımaktadır. Bu nedenlerle davalı enstitünün tescil istemin reddine dayanak yaptığı 556 sayılı KHK.nin 5 ve 7/a maddesinin olayda uygulama alanı bulunmamaktadır. O halde yukarıda açıklanan nedenlere ve dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı Enstitünün yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile mahkeme kararının onanması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasa hükümlerine uygun görülen kararın (ONANMASINA) 1.370.000 lira temyiz ilam harcından peşin harcın mahsubu ile temyiz edenden alınmasına, 12.11.1999 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy