(2954 S. K. m. 4) (818 S. K. m. 41)
Taraflar arasındaki davanın Ankara Asliye 1. Hukuku Mahkemesince görülerek verilen 29/4/1999 tarih ve 1998/813-1999/233 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi Ayşe Hatun tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalarla, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, Türkiye Futbol Federasyonunca da onaylanan sözleşmeler gereği bazı futbol kulüplerinin yapacağı futbol müsabakalarının televizyon ve radyodan naklen yayın haklarının müvekkiline ait olduğunu, buna rağmen davalının, 18.1.1995 tarihindeki Galatasaray maçlarını radyodan yayınlayarak müvekkilini maddi ve manevi zarara uğrattığını ileri sürerek, şimdilik her maç için yüz milyon hesabıyla toplam 200.000.000 TL. nın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, Anayasa ve 2954 sayılı kanun ile verilmiş hak ve yetkiler çerçevesinde yayının gerçekleştirildiğini, kaldı ki tazminat şartlarının da gerçekleşmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar Dairemizin 23/6/1998 gün ve 1998/3122-4805 sayılı kararı ile davalı yararına bozulmuştur.
Davacı vekilinin karar düzeltme istemi Dairemizin 17/11/1998 gün ve 1988/8887-7922 sayılı kararı ile reddedilmiştir.
Mahkemece bilirkişi raporuna göre, dava konusu iki yayın sebebi ile davacının davalı idareden 200.000.000 TL. nın 21.2.1995 dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dairemizin 23.6.1998 tarihli bozma kararında da belirttiği üzere, davacı sözleşmenin ihlali nedeniyle zarara uğradığını iler sürmüş, maddi zararını da, maç yayınları için ilgililere ödenen paralar ve reklam gelirleri ile ilgili açıklamış, yargılama sırasında da, reklam gelirleri ile ilgili zarar kalemi hakkındaki davayı atiye terk ettiğini açıklamıştır.
Mahkemece uyulan bozma kararında ayrıca, maçların davalı tarafından radyo ve televizyondan naklen yayınları amacıyla ödenen paraların tazminat olarak davalıdan istemeyeceği, davalının bu maçları sırf radyodan yayınlaması nedeniyle bir zarar doğup doğmadığının araştırılması gerektiği belirtilmiştir. Davacı taraf, Dairemizin bozma kararından sonra yeni zarar kalemi ileri sürmemiş, 9.3.1999 tarihli bilirkişi raporunda da, sadece reklam gelir kayıpları belirtmek suretiyle tazminat miktarı hesaplanmış olmasına göre, kanıtlanamayan gerekirken, yazılı şekilde kabulü doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA ödediği temyiz peşin harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 08.11.1999 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy