(2918 S. K. m. 7, 85) (1086 S. K. m. 1, 7) (2577 S. K. m. 2)
Dava: Taraflar arasındaki davanın Ankara 24.Asliye Hukuk Mahkemesince görülerek verilen 16.6.1999 tarih ve 1998/645- 1999/310 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi Ayşe Altun tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, trafik işaretlerinin yetersiz ve eksik olması nedeniyle meydana gelen trafik kazasında müvekkili şirkete kasko sigortalı aracın hasara uğradığını, müvekkilince sigortalısına ödenen hasar bedelinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalının itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline, 719.078.548 TL nin reeskont oranında faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili idarenin hizmet kusuru iddiasıyla açılan davanın idari yargıda görülmesi gerektiğini, müvekkilinin kusuru bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, dava konusu trafik kazasının meydana gelmesinde davacı şirkete sigortalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Davacı sigorta şirketi, davalı Karayolları Genel Müdürlüğü aleyhine işbu davayı yeni yapılan döner kavşağa yeterli işaret konulmaması sebebiyle sigortalı aracın orta refüje çarpması sonucu oluşan hasarın tazmini amacıyla açmış bulunmaktadır. Bir kamu hizmeti görmekle yükümlü davalı idareye 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 7/a maddesinde karayollarında can ve mal güvenliği yönünden gerekli işaretlemeleri yaparak önlemleri almak ve aldırma görevleri verilmiş bulunmaktadır. Bu görevin 2918 sayılı Yasa'da verilmiş olması bunun ihlali nedeniyle oluşacak zararlardan dolayı idarenin özel hukuk hükümlerine tabi olacağı sonucunu doğurmaz. Hizmet kusurundan kaynaklanan zararlar yönünden idare aleyhine tam kaza davası, idari yargı yerinde açılması gereklidir. Esasen, 2918 sayılı Yasa'nın hukuki sorumluluğa ilişkin 85 ve onu izleyen maddelerinde araç işletenin sorumluluğu düzenlenmiş olup, idarenin hizmet kusurundan kaynaklanan sorumluluğu bu yasa kapsamı dışında tutulmuştur. Bu nedenler karşısında yargı yolunu resen göz önüne alması gereken mahkemenin, davalı idare vekilinin görev itirazını dikkate almadan davayı sonuçlandırması doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
2-Bozma gerekçesine göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte yazılı nedenlerle hükmün BOZULMASINA, (2) numaralı bentte yazılı nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 8.11.1999 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy