(1163 S. K. m. 53)
Dava: Taraflar arasındaki davanın Trabzon Asliye 1. Hukuk Mahkemesince görülerek verilen 23.11.1998 tarih ve 1997/243-1998/392 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi A. O. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı kooperatif üyesi iken ihraç edildiğini, ihraç kararının iptali için dava açtığını, dava derdest iken ve ihraç kararı henüz kesinleşmemiş olmasına rağmen davalı kooperatifin 27.4.1997 tarihli genel kuruluna çağrılmadığını ve genel kurul sırasında yaptığı başvuruya rağmen katılmasının engellendiğini ileri sürerek, 27.4.1997 tarihli genel kurul kararının iptaline karar verilmesi istenmiştir.
Davalı vekili Kooperatifler Yasası 53/4. maddesi uyarınca davacının teminat yatırılması gerektiğini, davacının toplantıya katılıp oy kullandığını, ancak yönetimde bulunduğu, döneme ilişkin ibra oylamasından haklı olarak davacıya oy kullandırılmadığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, davacının hakkında alınan ihraç kararının kesinleşmemiş olmasına rağmen haziran cetvelinde isminin yazılmadığı ve genel kurula iştirakine izin verildiğine ilişkin delil sunulmadığı, bu nedenle Kooperatifler Yasası 53 ve 16. maddesine aykırı davranıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, genel kurul kararlarının iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Davacı, kooperatif üyesi sıfatıyla işbu genel kurul kararının iptali davasını açmıştır. Ancak, yargılama devam ederken davalı kooperatif yönetim kurulunca 22.6.1998 tarih ve 59 sayılı kararı ile kooperatiften ihraç edilmiş olup, iş bu ihraç kararı davacıya 25.6.1998 tarihinde tebliğ edilmiş, bu konuya ilişkin ihtarname dosyaya ibraz edilmiştir.
Kooperatifler Yasası 53. maddesi uyarınca, kooperatifin genel kurul kararlarının iptalini kimlerin veya hangi organların isteyebileceği belirtilmiş olup, üye sıfatıyla açılan davalarda davacının yargılamanın her aşamasında üyelik sıfatının devam ediyor olması gerekir. bu husus aktif dava ehliyetine ilişkin şanrtlardan olup, mahkemece resen gözönünde tutulması gereken hususlardandır. O halde, mahkemece, dosyaya sunulan belgelere göre, davacının davalı kooperatiften ihracına ilişkin kararın kesinleşip kesinleşmediğinin araştırılıp, öncelikle aktif dva ehliyeti yönünden değerlendirne yapılması gerekir iken, bu husus gözardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2- Öte yandan kabul şekline göre de, iptali istenen genel kurulda yönetim kurulu üyelerinin ibralarına ilişkin oyamada oy kullanma hakkı bulunmadığı gibi, kooperatifler Yasası 53/1. maddesi uyarınca genel kurul kararlarının iptali için tek başına çağrının usulsüz olması yeterli olmayıp, bunun yanında alınan kararların yasa, anasözleşme ve afaki iyiniyet kurallarına da aykırı olması gerekir. Davacı tarafından genel kurul kararının yasa, anasözleşme ve iyiniyet kurallarına aykırı olduğu iddia edilmemiş olması karşısında, davanın bu nedenle de reddi gerekir iken yazılı şekilde kabul kararı verilmesi doğru görülmemiş hükmün bu nedenle dahi bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 ve 2 nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 22.4.1999 tarihinde oybirliği ile karar verildi.*
Full & Egal Universal Law Academy