(818 S. K. m. 81)
Dava: M.A. ile R.S. arasındaki davadan dolayı İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 10.11.1998 gün ve 1997/1145 - 1998/2726 sayılı kararı bozan Daire'nin 29.04.1999 gün ve 1999/1377 - 1999/3386 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalıya ait işyerini tüm demirbaşlarıyla birlikte devraldığını, ancak, sözleşmede öngörülen 2 adet telefon ve motosiklet devrinin halen gerçekleştirilmediğini ileri sürerek, bu emtia için yapılan ödemelerin istirdadını, 16.09.1997 tarihli 500.000.000.lira bedelli çekten dolayı müvekkilinin borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının kendi edimlerini yerine getirmediğini, öte yandan bu telefonları halen kullanmakta olduğundan bir zararı da olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının kendi edimlerini yerine getirmediği, sözleşmede telefon ve motosikletlerin kayden devrinin şart koşulmadığı gerekçesiyle davanın reddine ilişkin verilen karar Dairemizin 29.04.1999 tarihli ilamında belirtilen nedenlerle bozulmuştur.
Davalı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava, sözleşme gereğince devri gerçekleştirilmeyen telefon ve mobilet araçlarının bedellerinin tahsiline ilişkin olup, davalı savunmasında, her şeyden önce davacının kendi edimlerini yerine getirmediğini, daha açık bir ifade ile devir bedelini tam olarak ödemediğini savunmuştur. Gerçekten de, BK.nun 81. maddesi gereğince, karşılıklı edimleri içeren bir sözleşmenin tarafı, kendi borcunu ifa etmeden veya ifayı teklif etmeden karşı tarafın edimlerini yerine getirmesini isteyemez. Davacının sözleşme gereği bakiye borcunu ödemediği ihtilafsızdır. Kaldı ki, davalının devrini taahhüt ettiği mobiletlerin plakasız olduğu baştan beri davacı tarafça bilinmektedir. Bu haliyle menkul hükmünde olan iki mobiletin davacıya teslim edildiği ve halen davacının zilyetliğinde olduğu da uyuşmazlık dışı olup, davalının mobiletler ile ilgili yükümlülüğünü yerine getirmediğinden de söz etmek mümkün değildir.
Bu itibarla, sonucu itibarıyla doğru olan davanın reddine ilişkin mahkeme kararının yukarıdaki gerekçeye nazaran onanması gerekirken Dairemizin 29.04.1999 tarihli ilamında belirtilen nedenlerle bozulması doğru olmamış, davalı vekilinin karar düzeltme itirazlarının kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, Dairemizin 29.04.1999 tarih ve 1999/1377-3386 sayılı bozma ilamının kaldırılmasına, sonucu itibariyle doğru görülen yerel mahkeme kararının ONANMASINA, önceki temyizden dolayı aşağıda yazılı bakiye 596.100. lira temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına 18.11.1999 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy