(6762 S. K. m. 3, 1299) (2918 s. Trafik K. m. 98, 99) (818 S. K. m. 101/2) (3095 s. Faiz K. m. 2)
Taraflar arasındaki davanın Antalya Asliye 6.Hukuk Mahkemesince görülerek verilen 14.6.1999 tarih ve 1996/837-435 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi Ali Orhan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkillerin murisi Bünyamin davalı şirkete zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu aracın çarpması sonucu öldüğünü ileri sürerek; poliçe güvencesi 200 milyon TL nın kaza tarihinden itibaren işlemiş 122.311.108 TL faizi ile birlikte reeskont oranı üzerinden faiz uygulanmak suretiyle davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili; davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre; davanın kabulü ile 200 milyon TL'nın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
1-TTK.nun 1299.maddesi ve Karayolları Trafik Kanunu'nun 98/1.ve 99/1.maddeleri gereğince, sigortacının, sigortalı araç tarafından 3.şahıslara verdiği zararlardan dolayı tazminat ödeme yükümlülüğü, durumun sigortacıya ihbarını takip eden 8 iş günü içinde yerine getirilmelidir. Sigorta şirketine yapılan ihbardan sonra ayrıca BK.nun 101/2.maddesi gereğince temerrüt ihtarına gerek yoktur. Davalı sigorta şirketine kaza ihbarı 12.10.1995 tarihinde yapıldığına göre, bu tarihten itibaren 8 gün sonrasına tesadüf eden 21.10.1995 tarihinden itibaren faize hükmetmek gerekir iken takip tarihinden itibaren faiz yürütülmek üzere karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2-Öte yandan, davalı sigorta şirketinin sigortalısı tacir olup, TTK.nun 3.maddesi gereğince, ticari işletmeyi ilgilendiren tüm işlem ve eylemlerin ticari işlerden olmasına, 3095 sayılı yasanın 2/3.maddesi gereğince de ticari işlerde temerrüt faizinin T.C Merkez Bankası'nın kısa vadeli kredilere uyguladığı reeskont oranı üzerinden istenebileceğine göre; mahkemece istem gibi reeskont oranı üzerinden faize karar vermek gerekir iken, yazılı şekilde yasal faize hükmedilmesi de doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 ve 2 nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 22.11.1999 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy