(6762 S. K. m. 329, 404)
Dava: Taraflar arasındaki davanın Beyoğlu 1.Asliye Ticaret Mahkemesince görülerek verilen 13.5.1999 tarih ve 1996/518-1999/192 sayılı kararınca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için belirlenen 22.2.2000 günde davacı avukatı ... ile davalı avukatı ... gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin sahibi olduğu taşınmaz ve kamulaştırdığı arsayı ayın sermaye karşılığı davalı şirkete verip 523 adet hamiline, 25 adet nama, 1 adet de kurucu ortak pay senedi sahibi olduğunu, hamiline yazılı pay senetlerinden 203 adedinin teslim edilmesine rağmen, karşılığı ödenmiş olan 320 adet (46967 ila 47286 numaralı) pay senetlerinin tesliminden kaçınıldığını ileri sürerek, davalı şirketteki davacı hisselerinin tespitini, bedelinin bloke edilmesini talep etmiştir.
Davalı şirket süresinde yanıt vermemiş, yargılama aşamasında zamanaşımı ve dava konusu senetler yönünden davacının hak sahibi olamayacağı savunmasında bulunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere, dosya kapsamı ve bilirkişi raporuna göre, süresinde yapılmayan zamanaşımı savunmasına davalının karşı çıktığı ve ortaklık ilişkisi devam ettiğinden zamanaşımı savunmasının yerinde olmadığı, davacının davalı şirkete, üzerindeki taşınmazı ayın sermaye koyarak ortak olduğu, 345 hissenin bedelinin davacıya ödenecek kar payından ödenmesi kararlaştırılarak bu senetlerin rehnedildiği, şirket kendi hisselerini satın alamaz ise de, olayda TTK. nun 329.maddesinin 2.fıkrasındaki istisna söz konusu olduğundan, TTK. nun 329/1 ve 404.maddelerinin uygulanma olanağı bulunmadığı, taşınmaz alımı için davacı idareye verilen 345.000 lira borcun ödenerek pay senetleri üzerindeki rehnin kalktığının ispatı davacı tarafa ait olmakla beraber, 1980 öncesi şirket defterlerinin bir kısmının kaybedilmiş olması, davacının genel kurullara 548 pay sahibi sıfatıyla davet edilmesi ve genel kurullarda kar payı dağıtımına karar verilmiş olması karşısında davacının dava konusu senetler üzerinde tasarruf hakkını kazanmış olduğu gerekçesiyle, davacının 46764 ila 46966 seri nolu 203 adet pay senetleri dışında 46967 ile 47286 seri numaralı hamiline yazılı hisse senetleri ve 25 adet nama yazılı 1 adet de kurucu hisse senedine sahip bulunduğunun tespitine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve bilgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, 2. bilirkişi raporuyla da saptandığı üzere, davalı şirketin mevcut pay defterinde nama yazılı pay senetleri ile kurucu ortak hisseleri belli olup, davacı adına nama yazılı pay senedi ve kurucu ortak pay senedi yazılı değildir. Bu paylar başkaları adına kayıtlı olduğuna göre, davalı şirketin pay adedini aşan şekilde hüküm kurulması mümkün değildir. Davacının talep ettiği 25 adet nama yazılı pay ile 1 adet kurucu pay senedi yönünden davanın reddi gerekirken, anılan pay senetleri yönünden de davanın kabulü doğru değildir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, 65.000.000 lira duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 22.02.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy