(818 S. K. m. 18, 158) (2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasındaki Ankara 2.Asliye Ticaret Mahkemesince görülerek verilen 14.10.1998 tarih ve 1997/455-1998/952 sayılı kararın Yargıtay incelemesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için belirlenen 22.6.1999 günde davacı avukatı Z. Özkanlı ile davalı avukatı S. H. Uysal gelip temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karar bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi S. Çizmeci tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü.
Karar: Davacı avukatı, müvekkili ile davalı arasında yapılan 7.6.1996 tarihli sözleşmeye göre, müvekkili davacının, davalının yapımını gerçekleştireceği Haydi Başlıyor adlı yarışma programının sunuculuğunu üstlendiğini, 13 bölümlük programın ilk 6 bölümü yapıldıktan sonra davalı tarafından durdurulduğunu, müvekkilinin 11.11.1996 tarihli ihtarname ile ifaya hazır olduğunu bildirdiğini, davalının cevabında İ... Televizyonunun yayına devam etmek istediğinde program çekimine devam edileceğini bildirmesine rağmen bir sonuç çıkmadığını ve bir yıllık sözleşme süresinin dolduğunu, sözleşmenin 5.maddesinde öngörülen 20.000 dolarlık cezai şartın gerçekleştiğini, bu meblağın tahsili için girişilen icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline, İİK. m. 67 gereğince icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı süresi içinde davaya cevap vermemiş ve yargılama sırasında davalı vekili davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve dosyadaki kanıtlara göre, taraflar arasındaki sözleşmenin 5.maddesi ile tarafların karşılıklı edimleri yerine getirmekten imtina ettikleri takdirde her iki taraf için 20.000 dolar cezai şart ödemelerinin kararlaştırıldığı, davalının, davacının kusuru olmaksızın program çekimlerine son verdiği, cezai şartın, programın İ. S. TV kanalında yayınlanmasına bağlı olmadığı, davalının sözleşme hükümlerine aykırı davrandığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Taraflar arasındaki 7.6.1996 tarihli sözleşmenin 1.maddesine göre sözleşmenin konusunu, davalı şirket tarafından yapımı gerçekleştirilecek olan Haydi Başlıyor isimli haftada bir kez yayınlanacak yarışma programının sunuculuğunun davacı tarafından üstlenilmesi işi oluşturmakta olup, aynı sözleşmenin 2.maddesinde de söz konusu yarışma programının İ. S. Televizyonu için çekileceği ve 13 bölüm için sözleşme imzalandığı belirlenmiş bulunmaktadır.
Yukarıda açıklanan sözleşme hükümlerinden program çekimlerinin İ. Televizyonu kanalında ve haftada bir kez yayınlanmak üzere gerçekleştirileceği anlaşılmakta olup, tarafların B.K.nun 18.maddesine hükmüne göre sözleşmedeki gerçek amaçlarının salt program çekimi olmayıp, yayınlanmasını da içerdiği ve davalının üstüne düşen görevi yerine getirmekten imtina edip etmediğinin ve sözleşmenin 5.maddesine göre cezai şartla sorumlu tutulup, tutulamayacağının belirlenmesinin programın yayınlanıp, yayınlanmamasına göre değerlendirmek gerektiği sonucuna varılmaktadır.
Bu itibarla ve yukarıdaki açıklamalar ışığında programın yayınlandığı sürece çekime devam edileceği aksi halde davalının çekime son vermesinin tabii olduğu, bu durumun yukarıda açıklanan nedenlerle sözleşmenin amacına ve ruhuna uygun olup, sözleşmeye aykırılık teşkil etmeyeceğinin kabulünü gerektirir.
Somut olayda davalıya sözleşme ile yüklenen edim programın çekiminden ibaret olup, yayına ilişkin bir görev ve taahhüdünün söz konusu olmamasına, yayına son verilmesinin de İ... Televizyonu yetkililerinin takdirinde olan izlenme oranındaki düşüklüğün neden olduğunun anlaşılmasına ve bunun sonucunda da programın çekiminden sonra davalının çekimden vazgeçmesinin taraflarca sözleşmede öngörülen yayın amacının gerçekleşme imkanının kalmamasından ileri gelmesine ve bu durumun davalının sözleşme ile üstlendiği görevi gerçekleştirmekten imtina ettiği sonucunu oluşturmamasına göre aynı maddede düzenlenen cezai şart isteminin reddine karar verilmek gerekirken, mahkemece yazılı olduğu şekilde davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle mümeyyiz davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, davalı vekili geldiğinden 65.000.000 lira duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 24.06.1999 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy