(1163 S. K. m. 16, 27)
Dava: Taraflar arasındaki davanın Kocaeli 3. Asliye Hukuk Mahkemesince görülerek verilen 15.07.1999 tarih ve 1998/722 - 1999/410 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı asil vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisin- deki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatif yönetim kurulu kararı ile ek ödemeleri gerekçesiyle müvekkilinin üyelikten ihraç edildiğini, oysa, ek ödeme kararının alındığı 10.08.1997 tarihli olağanüstü genel kurulun iptali için Kocaeli 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1997/528 esasa açılan davanın sonucu beklenmeden ihraç kararı verildiğini, iptal kararı verildiği taktirde ek ödeme yükümlülüğünün kalmayacağını, iptal davası sırasında ek ödemelerin ödenmemesi yönünde verilen tedbir kararının itiraz üzerine 07.10.1997 tarihinde kaldırıldığını, bu tarihten itibaren 30 günlük ödemesi süresinin beklenmesi ve 30 gün geçtikten sonra ihtar keşidelerine başlanması gerekirken, bu süre dolmadan keşide edilen ihtarlara dayanılarak ihraç kararı verildiğini, ayrıca genel kurulca ek ödemelere gecikme zammı uygulanacağına ilişkin bir karar alınmamasına rağmen ihtarlarda gecikme zammının da istenildiğini, müvekkilinin gecikme zammı dışında kalan tüm borçlarını ödediğini ileri sürerek ihraç kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, tedbir kararının kaldırılması üzerine, ek ödemelerin kararlaştırıldığı genel kurul kararının uygulanabilir hale geldiğini ve bundan sonra başlatılan ihtarlara rağmen davacının ödeme yapmadığını, savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlar, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, Kocaeli 4. Asliye Hukuk Mahkemesine açılan davanın reddine karar verildiği, çekilen iki ihtara rağmen borçların süresinde ödenmediği, ihraç tarihi itibariyle davacının aidat ve faiz borcunun bulunduğu gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, davacının ortağı bulunduğu davalı kooperatife karşı yükümlülüklerini yerine getirmediğinden bahisle alınan ihraç kararının, iptali istemine ilişkindir.
Davalı kooperatif tarafından, davacıya gönderilen 13.10.1997 tarihli ilk ihtarnamede, davacıdan, 1997 Ağustos ayına ilişkin 30 milyon TL. ek aidatın gecikme faiziyle birlikte toplam 37.900.000.- lira olarak ödenmesi istenilmiş, 25.11.1999 tarihli ikinci ihtarnamede ise, ilk ihtarnamedeki 37.900.000.- liranın yanında 1997 yılı ekim ayına ilişkin 25 milyon TL. asıl aidat ve 20 milyon TL.sı ek aidatın gecikme faiziyle birlikte olmak üzere toplam 97.255.000.- lirasının ödenmesi uyarısında bulunulmuştur.
Dairemizin kökleşen uygulamasına ve ortağın temerrüt içerisinde olduğunun kabulü için ihtarnamelerdeki borç miktarının aynı olması gerekir. Bu farkın nedeninin de ihtarnamede açıklanmamış olması karşısında 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 16. ve 27. maddelerine uygun ihtarların yapılmadığı açıktır. Davacının bu ihtarlar sonucu temerrüde düşürüldüğü kabul edilemez.
Bu durumda, mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru görülmemiş ve hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle davacı asilin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01.12.1999 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy