(CMR m. 23) (2709 S. K. m. 90) (556 S. K. m. 4)
Dava: Taraflar arasındaki davanın İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesince görülerek verilen 8.10.1998 tarih ve 1998/256 - 1998/1542 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi Ayşe Altun tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirkete nakliyat sigorta poliçesi ile sigortalı 1 kap 4,8 kg. dikiş makinası yedeğinin Almanya'dan İstanbul'a davalı tarafından taşındığını, Erenköy Gümrüğünde yapılan tahliyede sigortalı emtianın taşıma sırasında kaybolduğunu ileri sürerek müvekkilince sigortalısına ödenen 348.824.129.- liranın 1.8.1997 ödeme tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin taşıma ile ilgisi olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı tarafından taşınan davacı şirkete sigortalı emtianın alıcısına teslim edilmediği, CMR Konvansiyonu hükümlerine göre tazminatın 16.393.440.- lira olduğu gerekçesiyle (16.393.440.- liranın 1.8.1997 ödeme tarihinden itibaren değişen oranlarda reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı şirkete sigortalı emtianın Almanya'dan İstanbul'a davalı tarafından taşındığı emtianın varma yerine alıcıya eksik teslim edildiği ve davacının sigortalısına ödediği 348.824.119.- liranın davalıdan rücuan tahsilinin istendiği CMR sözleşmesinin 23. maddesi uyarınca sınırlı sorumluluk ilkesi uyarınca davalının sorumluluğunun brüt kg. başına 8.33 SDR (özel çekme hakkı) ile sınırlı olması nedeniyle davacının isteyebileceği tazminatın (16.393.440) lira olabileceği soncuna varılarak bu miktarın davalıdan tahsiline karar verildiği, taşıma senedinde CMR sözleşmesinin uygulanması konusunda bir açıklık bulunmadığından somut olayda CMR'nin sınırlı sorumluluk ilkesinin uygulanıp uygulanmıyacağının uyuşmazlık konusu bulunduğu anlaşılmaktadır.
Taşımanın yapıldığı Almanya ve Türkiye'nin CMR sözleşmesine taraf oldukları kuşkusuzdur. 1982 tarihli Anayasa'mızın 90/5 maddesinde "Usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası andlaşmalar kanun hükmündedir. Bunlar hakkında Anayasa'ya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamaz" hükmü getirilmiştir. Hatta bazı yasalarda milletlerarası anlaşmaların öncelikle uygulanacağı belirtilmiştir (556 sayılı KHK. md. 4). O halde usulüne uygun şekilde yürürlüğe konulmuş milletlerarası anlaşmaların iç hukukdaki kanunlar gibi olaylara uygulanacağı açıktır. CMR andlaşmasındaki hükümlerin uygulanması için,
a) Taraflar arasında taşıma sözleşmesinin bulunması.
b) Taşımanın, taşıt aracılığı ile karayolunda gerçekleşmesi.
c) Eşyanın teslim edildiği yer ile bunların gönderildiği yerin iki ayrı devletin sınırları içinde olması.
ç) Bu ülkelerden en az birinin CMR'ye taraf olması gerekir. Öyleyse taşıma sözleşmesinde ve belgelerde CMR ibaresi olmasa bile bu şartları içeren taşıma sözleşmelerinden çıkan uyuşmazlıklarda CMR hükümlerinin uygulanacağından tereddüt etmemek gerekir.
Dava konusu somut olayda taşımanın mahiyetine göre CMR hükümleri uygulanacağından dava dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasa hükümlerine uygun görülen kararın ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 595.000.- lira temyiz ilâm harcının temyiz edenden alınmasına, 30.4.1999 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy