(1086 S. K. m. 45)
Dava: Taraflar arasındaki davanın Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesince görülerek verilen 16/6/1999 tarih ve 1998/629-1999/237 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak dayalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için belirlenen 7/3/2000 günde davacı avukatı Ş. Hakyemez ile davalı avukatı H. Akkor gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı Dava dosyası için Tetkik Hakimi Harun Kara tarafından düzenlenen incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkillinin davalı banka şubesine %12 faizli, 12 ay vadeli ve 4,5000 DM.lik döviz tevdiat hesabı açtırdığını, ancak davalının gerekli özeni göstermeyerek bu parayı ilgisiz kişiye ödediğini ileri sürerek, bu meblağın %12 faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, hesaptaki paranın ibraz edilen vekaletnameye istinaden davacının kardeşine ödenmiş olup, bankaya izafe edilecek kusur bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia ve savunmaya, toplanan delillere nazaran, davacı hesabındaki paranın, sahte işlemlerle nüfus cüzdanı elde edip ve buna göre de vekaletname düzenlendiren davacının kardeşi tarafından çekildiğini, sahtecilik işlemlerinde herhangi bir kanıt ve kusuru bulunmayan davacının yatırdığı parayı talep etmesinin gayet olağan hakkı olduğu ve sahte vekalet ile ödemeye yapan bankanın zarardan sorumluğu olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, 4.979.29 DM nın dava tarihinden yürütülecek %6.5 faizi ile ödeme günündeki kur karşılığının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, banka hesabındaki paranın ilgisiz kişiye ödendiği iddiasına dayalı tazminata ilişkin olup, davacı hesabındaki bir takım sahte işlem ve belgeler ile dava dışı kişiye ödendiği ihtilafsızdır. Ancak davalı banka noterde düzenlenen vekaletnameye istinaden ödeme yaptığını savunmaktadır. Dairemiz yerleşmiş içtihatlarına göre, davalı bankanın gerçek konu ve sorumluluğunu belirlenebilmesi için vekaletnameyi düzenleyen noterliğin de davada usulüne uygun taraf haline getirilmesi zorunludur. Bunun için mahkemece, vekaletnameyi düzenleyen noter hakkında da dava açması için davacı tarafa uygun süre verilmesi ve şayet açıldığı takdirde davaların birleştirilmesi ve iddia ve savunmalar birlikte değerlendirilerek sonucu gidilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisinin doğru olmadığı gibi, davacı taraf olay ile ilgili ceza davasındaki ifadesinde nüfus cüzdanının parayı sahte işlemlerle çeken, İbrahim Dündar da olduğunu kabil ve ikrar ettiğine göre, davacının gerekli özen ve basireti göstermeyerek bu nedenle dahi mütelafike kusurlu olduğunun gözden kaçırılması doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, duruşmada vekil ile temsil olunan davalı yararına takdir olunan 65.000.000 lira vekillik ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, ödediği temyiz peşin harcın istediği halinde temyiz edene iadesine, 09.03.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy