(1163 S. K. m. 16, 27)
Taraflar arasındaki davanın Adana Asliye Ticaret Mahkemesince görülerek verilen 11.11.1998 tarih ve 342-1496 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi Seyfi Çizmeci tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı Kooperatifin ortağı olan müvekkilinin parasal yükümlülüklerini yerine getirdiğini, kooperatifçe diğer ortaklara konut tahsis edilmesine rağmen müvekkiline konut tahsis edilmediğini, bu hususta kooperatife yapılan başvuruların sonuçsuz kaldığını ileri sürerek kooperatif ortaklığının tespitine ve bir konutun müvekkili adına tapuda tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının kooperatif ortaklığı ve yükümlülüklerini yerine getirdiği hususunda kanıt ibraz edemediğini, davacı aleyhine kooperatifçe herhangi bir karar da alınmadığını ve dava sebebinin belli olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre; davacının 01.09.1981 tarihinde davalı kooperatifin ortağı olduğu, 05.10.1984 tarihine kadar 312.000.- lira ödeme yaptığı, bu tarihten sonra ödeme yapmadığı ve toplantılara katılmadığı böylece fiilen kooperatif ortaklığının sona erdiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacının kooperatif ortağı olduğu kooperatif kayıtları üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi ve dosyadaki kanıtlardan anlaşılmaktadır. Davacının ortaklıktan çıkarıldığına ilişkin bir karar ibraz edilmediği gibi davalı kooperatif vekili bu hususta alınmış bir karar bulunmadığını bildirmiştir.
Kooperatif ortaklığından çıkarılmayı gerektiren sebebler anasözleşmede açıkça gösterilir ve ortaklar anasözleşmede açıkça gösterilmeyen sebeblerle ortaklıktan çıkarılamazlar (1163 sayılı Kooperatifler Kanunu md.16). Yine Kooperatifler Kanunu'nun 27. maddesine göre parasal yükümlülüklerini yerine getirmeyen ortakların ortaklıktan çıkarılabilmesi için belirli bir borcun ödenmesi hususunda uygun bir süreyi (ki bu süre 10 günden az olmamalı) içeren ihtarname gönderilip, bu süre içinde ödenmemesi halinde bir aylık süre verilen ikinci bir ihtarname gönderilmeli, her iki ihtarnamede de borç miktarı aynı olmalı ve ödememenin müeyyidesi gösterilmelidir.
Davalı kooperatifçe böyle bir işlem yapılmadığına ve usulünce alınmış bir çıkarma kararı bulunmadığına göre davacının 05.10.1984 tarihinden sonra ödeme yapmadığı ve ortaklığının fiilen sona erdiğinden söz edilerek davanın reddi doğru görülmemiş olup, mahkemece davacının ortak olduğunun kabulü ile diğer taleplerinin incelenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 15.04.1999 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy