(1163 S. K. m. 53)
Dava: Taraflar arasındaki davanın Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesince görülerek verilen 9.9.1999 tarih ve 1997/77-1999/477 sayılı kararınca incelenmesi duruşmalı olarak davacılar vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için belirlenen 28.3.2000 günde davacı yan avukatı Sanem ... ile davalı avukatı Ülkü ... gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, birleşen dava ile, müvekkillerinin cevre düzenlemesine ilişkin giderler dışında ödeme yapmamak üzere, konutlarını peşin ödeme yoluyla satın almalarına rağmen, 27.1.1997 tarihinde yapılan genel kurulda tüm üyelerin aynı miktar aidat ödemelerine karar alınarak kazanılmış haklarının ihlal edildiğini, fahiş oranda gecikme faizi belirlenip, nedensiz şekilde kooperatifin adının değiştirilmesi kararı alındığını ileri sürerek kararların iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kararlara muhalefet şerhi koymayan davacıların dava hakkı bulunmadığını, sabit fiyatla konut tahsisinin söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve dosya kapsamına göre, davacı tarafın mutlak butlanla maluliyet iddiası ileri sürüp, ispatlamadığı gibi, kararların iptali kabil kararlardan olup, uyuşmazlığın aidatlara ilişkin olduğu genel kurulun 7. gündem maddesindeki %25 gecikme zammı alınmasına ilişkin karara bir kısım davacı muhalif kalmış ise de, bu oranın fahiş olmadığı ve iyi niyet kurallarına aykırı bulunmadığı, tüm üyelerin 25 milyon aidat ödemesine ilişkin kararın ise, oybirliği ile alındığından muhalefet tutanağının sonuca etkili olmayıp, önceden hazırlanmış olabileceği gerekçesiyle, haklarındaki dava atiye terk edilen davacılar yönünden hüküm kurulmasına yer olmadığına, diğer davacılar yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
1- Haklarındaki dava atiye terk edilen ve davacılar Mehmet ..., Asiye ..., Sevim ..., Muzaffer ..., Mustafa ..., Erkan ..., İlhan ..., Hikmet ... dışındaki davacılar yönünden dava süresinde yenilenmemekle temyiz hakları bulunmadığından, temyiz istemlerinin reddi gerekmiştir.
2- Davacılar Mehmet ..., Asiye ..., Sevim ..., Muzaffer ..., Mustafa ..., Erkan ..., İlhan ... ve Hikmet ...ın Dava dosyası içerisindeki bilgi ve bilgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre 3 nolu bent dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
3- Ancak, davalı kooperatifin 9.10.1994 tarihli genel kurul ilanında belirtilen gündem maddelerinden,
7. maddede: İstifa veya ihraç yoluyla kooperatiften boşalan ortaklıkların yerine yeni ortak alınmayarak kooperatife kaynak sağlama amacıyla boş olan konutların satılması,
8. madde: Satılacak konutların bedelinin tespiti,
9. madde: Konutların satış yönteminin belirlenmesi, hususları genel kurulda görüşülmek üzere gündeme alınmış, hatta 10. gündem maddesinde çıkan veya çıkarılan ortaklara dahi konut satın alma hakkı tanındığı görülmektedir. Nitekim, anılan gündem maddeleri 9.10.1994 tarihli genel kurulda görüşülerek belirlenen bedeller üzerinden satılmasına dair karar alınmıştır.
Kooperatif yönetimince bu husus ayrıca üyelere duyurularak, belirlenen bedeller üzerinden mümeyyiz davacılar konumundaki üyelere saptanan ödeme plan çerçevesinde konutların bir bölümünün satıldığı anlaşılmaktadır. Aynı genel kurul gündeminin 11.maddesinde ise tüm üyelerden sadece altyapı giderleri için aidat alınması kararlaştırılmıştır. Gerek bu dosya kapsamından, gerekse aynı konuda açılan dava dosyalarında alınan ve örneği dosyaya sunulan (Ankara 5.Ticaret Mahkemesinin 1998/325 Esas, 1997/332 Esas sayılı dosyalardaki) bilirkişi raporlarına göre, 9.10.1994 tarihli genel kurul kararı uyarınca konut satın alan üyelerin, 27.1.1997 tarihli genel kurula kadar davacı konumundaki üyelerin inşaat maliyetlerine iştirak ettirilmedikleri belirlenmiştir. Bu durumda davacılar konumundaki üyelerin sadece altyapı ve yönetim giderleri dışındaki giderlerden sorumlu tutulmamaları gerekip, davacı konumundaki üyelerin inşaat maliyetlerini de kapsar şekilde diğer üyelerle aynı miktarda aidatla yükümlü tutulmalarına ilişkin 27.1.1997 tarihli genel kurulun 7 nolu gündem maddesinin son fıkrası, kazanılmış hakkın ihlali niteliğinde bulunduğundan, karara muhalefet şerhi konulmasına gerek olmaksızın batıl olup, anılan maddedeki kararın iptaline ilişkin talebin kabulü gerekirken bu isteğin yazılı gerekçeyle reddi doğru değildir.
4- Bu dava ile birleştirilmesine karar verilip, dosyaya konulan Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 1997/143 Esas sayılı dava dosyasındaki davacı Tülin ...in talepleri konusunda olumlu olumsuz bir karar verilmemesi de doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacılar Mehmet ..., Asiye ..., Sevim ..., Muzaffer ..., Mustafa ..., Erkan ..., İlhan .., Hikmet ... dışındaki davacıların temyiz istemlerinin reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle adı geçen davacıların diğer temyiz itirazlarının reddine, 3 nolu bentte açıklanan nedenlerle yukarıda adı geçen davacılar yararına ve 4 nolu bentte yazılı nedenlerle birleşen dava yönünden olumlu olumsuz bir karar verilmemesi nedeniyle hükmün BOZULMASINA, 65.000.000 lira duruşma vekillik ücretinin davalıdan alınarak (1) nolu bentte adı geçen davacılara verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 28.03.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy