(1086 S. K. m. 38, 39, 40)
Dava: Taraflar arasındaki davanın Göksun Asliye Hukuk Mahkemesince görülerek verilen 01.03.1999 tarih ve 1998/257 - 1999/63 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı şirket temsilcisi AŞ.nin kongasör makinalarını 15.04.1997 tarihinden başlamak üzere 1 yıllığına aylığı KDV dahil 97.750.000.- lira olmak üzere davalı Ltd. Şti. adına Mustafa Avşaroğlu ve Mehmet Biçer'e noter sözleşmesi ile kiraya verdiklerini, yıllık toplam 1.173.000.000.- lira kira bedelinin sadece 387.800.000.- lira'nın yatırıldığını, Mustafa Avşaroğlu'nun Mehmet Biçer'i şirket ortaklığından çıkararak şirketin tek sahibi olduğunu öğrendiklerini ileri sürerek, ödenmeyen 785.200.000.- lira'nın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı, yanıt vermemiştir.
Mahkemece, iddia ve toplanan kanıtlar doğrultusunda davacının talebine karşı davalının borcunu ifa ettiğine ilişkin bir kanıt ibraz etmediği, yargılamaya katılmadığı, davalı şirket sahibi olarak kira sözleşmesini imzaladığı gerekçeleriyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı temyiz etmiştir.
1- Dosya kapsamına göre, davaya konu kira sözleşmesi davacı şirket ile Avşaroğlu Biçer Mermercilik Limited Şirketi arasında yapıldığı halde dava sadece limited şirket aleyhine açılması gerekirken Avşaroğlu-Biçer Mermercilik Ltd.Şti. adına şirket sahibi Mustafa Avşaroğlu denilerek gerçek kişi aleyhine açılmıştır. Yargılama sonunda ise belirlenen kira borcunun davalıdan ve davalı şirketten tahsiline biçiminde karar verilmiş, karar başlığında ise davalı olarak sadece Mustafa Avşaroğlu yazılmıştır.
Taraf ehliyeti, temyiz dahil yargılamanın her aşamasında re'sen göz önünde bulundurulur. Dava dilekçesinde şirket adı gösterilmemekle birlikte ortakların tamamı dilekçede yer almışsa husumet doğru yöneltilmiş sayılır. Dava dilekçesinde, Mustafa Avşaroğlu'nun diğer ortak Mehmet Biçer'i şirket ortaklığından çıkararak şirketin tek sahibi olduğundan bahisle bu kişi aleyhine dava açıldığı belirtilmiştir. Oysa, davalı Mustafa Avşaroğlu'nun, karardan sonra ulaşan yanıt dilekçesi ve eklerinden iki ortaklı limited şirketteki toplam 60 paydan 30 paya sahip olduğu ve 30 payını davanın açıldığı tarihten sonra 24.12.1998 tarihli noter işlemi ile diğer ortağa değil Yalçın Antalyalı adındaki bir kişiye devrettiği dolayısıyla şirketin yine iki ortaklı olarak kaldığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece, davalı tarafın pasif husumet ehliyeti üzerinde durulmadan açıklanan hususlar ilgili şirketin anasözleşme ve ticari sicil dosyası celbedilip araştırılmadan, şirket borcundan dolayı ayrılan ortak aleyhine dava açılıp açılmayacağı değerlendirmeden dilekçede gösterilmeyen şirket ile birlikte sorumluluğuna karar verilerek davanın kabulü doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
2- Yukarıda açıklanan bozma neden ve şekline göre davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 03.02.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy