(551 S. K. m. 8) (556 S. KHK. m. 8)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 5.Ticaret Mahkemesince verilen 13.10.1999 tarih ve 1997/487 1999/1070 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Gürkan Gençkaya tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirketin gıda maddeleri, bitkisel margarin ve yağların üretim ve ticareti konusunda dünyada birinci sırada yer alan uluslararası bir kuruluş olduğunu, O&O markasını Türkiyede 28.12.1987 tarihinde tescil ettirdiğini, tanınmış ve maruf hale getirdiğini, davalının O&O ve O&&O markalarını bitkisel yağlar, margarinler ve sabun için 14.02.1994 tarihinde tescil ettirdiğini, yapılan bu tescilin hükümsüz olduğunu, müvekkili şirketin tanınmışlığından ve tüketici nezdindeki itibarından yararlanılarak haksız rekabette de bulunulduğunu beyanla, davalı markalarının iptaline, haksız rekabetin sona erdirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı şirketin markasını önce tescil ettirmiş bulunmasına rağmen, bu marka adı altında Türkiye'de hiçbir ticari faaliyetinin bulunmadığını, tüketici nezdinde meşhur hale getirilmediğini, markaların tescil edilmiş oldukları sınıfların birbirinden farklı olduğunu, bu nedenle de hükümsüzlük istenemeyeceğini, olaya 551 Sayılı Markalar Kanununun uygulanması gerektiğini, davalı markasının tanınmış marka olmadığını savunarak davanın reddini istemiş, karşı davasında ise; davacı-karşı davalının markasını kullanımına haklı bir neden olmaksızın üç seneden fazla ara verdiğini beyanla, markanın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davalı-karşı davacının markasının kesinleşmeden 551 sayılı Kanunun yürürlükten kalktığı bu nedenle uyuşmazlığa 556 sayılı KHK. hükümlerinin uygulanması gerektiği, davacının markasını dünyanın bir çok ülkesinde tescil ettirmiş olduğu, bu durumun davacı markasının tanınmış marka olduğuna karine teşkil ettiği, aksini iddia edenin kanıtlaması gerektiği, davalı-karşı davacının aynı markayı tescil ettirmesinin hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğu, karşı dava yönünden ise, 3 seneden fazla ara verme hükmünün 8/a maddesinde yazılı anlaşmalara dahil devletlerin vatandaşları ve tüzel kişileri hakkında uygulanamayacağı, kaldı ki olaya 556 sayılı KHK. hükümlerinin uygulanması gerektiği sonucuna varılarak, davacının markasına karşı tecavüz teşkil eden davalının O&O ve O&&O markalarının hükümsüzlüğüne, haksız rekabetin sona erdirilmesine, karşı davanın ise reddine karar verilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 4.400.000.- lira temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 12.02.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy