(CMR m. 27, 32) (6762 S. K. m. 767)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İzmir Asliye 2. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 18.07.2000 tarih ve 1998/1461 - 2000/709 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline nakliyat poliçesi ile sigortalı emtianın davalı tarafından İzmir'den Almanya'ya TIR ile taşınırken çalınması yüzünden oluşan zarar bedelinin müvekkilince sigortalısına ödenmesi üzerine davalı aleyhine başlattıkları takibin, davalının haksız itirazı nedeniyle durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yetki, husumet, zamanaşımı ve esas yönlerinden davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın TTK.nun 767 nci maddesinde öngörülen 1 yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra açıldığı gerekçesiyle reddine karar verilmiş, Dairemizin 24.11.1997 tarih ve 7504-8479 sayılı ilamı ile CMR'nin 32 nci maddesi değerlendirilerek zamanaşımı savunması hakkında bir karar verilmesi gerektiği belirtilerek kararın bozulması üzerine, mahkemece bozmaya uyulmuş, CMR Anlaşması'na göre davacının davalıya gönderdiği ihtarın 07.12.1995 tarihinde ulaştığı dikkate alındığında davanın zamanaşımı süresi dolmadan önce açıldığı, bilirkişi raporuna göre de davalının kusurlu olmadığını ortaya konan bir delil bulunmadığı, fatura bedeli kadar davalının sorumlu olduğu gerekçeleriyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dairemiz bozmasında, taşıma senedinde CMR kaydı konulması nedeniyle CMR zamanaşımına ilişkin 32 nci madde hükümlerinin değerlendirilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Mahkemece davacının faizin başlangıcının belirlenmesine yönelik ödeme ihtarı nazara alınarak (CMR md.27/1) zamanaşımı def'inin reddine karar verilmiştir. Oysa; zamanaşımı ve değişen olgulara göre süreler CMR 32 nci madde de düzenlenmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduğuna göre, yapılacak iş; tarafların olay tarihinde Türkiye henüz CMR sözleşmesi tarafı olmamasına karşın, tarafların benimsenmesiyle konvansiyon hükmü olarak uygulanması gerektiği nedeniyle, CMR. nin 32 nci madde ve fıkralarının gözönünde bulundurularak, bir sonuca varılmaktan ibarettir. Değinilen nedenlerden dolayı davalı vekilinin temyiz nedenleri yerinde olduğundan hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 15.02.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy