(6762 S. K. m. 3) (3095 S. K. m. 2)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Gölbaşı Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 25.04.2000 tarih ve 1996/415 - 2000/213 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ahmet Susoy tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatif ortağı olup, kendisine çekilen kuralar sonucu G-8 numaralı konutun tahsis edildiğini, bu konutun 126 metrekare fazla alana oturması nedeniyle fark arsa bedeli isimli, kooperatifçe belirlenen bedeli kooperatife ödediğini, 1994 yılında yapılan imar planı uygulaması amacıyla kooperatifçe yapılan işlemler sonucunda müvekkilinin hissesinin 54 metrekare küçüldüğünü, durumun 28.01.1995 tarihli genel kurulda ele alınarak arsaların büyüme ve küçülmelerinden doğan farkların tahsilinin kabul edilmesine rağmen bugüne kadar bir sonuç elde edilemediğini ileri sürerek arsa bedeli 108.000.000.-TL.nin 12.01.1994 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, azalmanın belediyece yapılan imar uygulaması sonucunda oluştuğunu ve kooperatifin olayda kusurunun bulunmadığını, davacı arsasındaki azalmanın başka bir ortağa gitmiş olması halinde muhatabında o ortak olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna nazaran davanın kısmen kabulü ile 40.500.000.-TL.nin 12.01.1994 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, davalı kooperatif tacir olmadığı gibi, ortağı ile arasındaki ilişkide ticari iş sayılamayacağından davacı yararına yasal oranda temerrüt faizine hükmetmek gerekirken, reeskont oranında faize hükmedilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiş ise de yapılan yanlışlığın yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği anlaşıldığından HUMK'nun 438/7 nci maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın hüküm fıkrasının 1 nci bendinde yer alan (40.500.000.-) TL.nin 12.01.1994 tarihinden itibaren işleyecek ibarelerinden sonra gelen reeskont kelimesinin karardan çıkartılarak yerine %30 ve değişen oranlarda yasal ibarelerinin getirilmesine, hükmün düzeltilmiş bu yeni şekliyle ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12.02.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy