(1086 S. K. m. 436)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 8. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 12.4.2000 tarih ve 1999/171-2000/113 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı ve davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi A. O. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü.
Karar: Davacı vekili, müvekkiline ait krom sahasının 5 yıl süre ile ve rodevans karşılığı işletme hakkının davalıya verildiğini, davalının 6.11.1996 tarihli dilekçe ile sahada üretilebilecek maden cevherinin kalmadığından söz edilerek sözleşmenin sona erdirilmesini istediğini, yapılan araştırmada yeni teknoloji kullanılarak mevcut 23.000 ton cevherin çıkarmasının mümkün olduğu, sözleşmenin bitimine de 3 yıllık uzun bir süre bulunduğu belirtilerek 1 yıl süre ile dondurulmasının teklif edildiğini, davalının bu konuda bir talebi olmaması ve parasal yükümlülüklerinin yerine getirilmemesi nedeniyle sözleşmenin feshedildiğini, davalının 8.3.1999 dava tarihi itibarıyla 42.181.639.732 lira faizli borcu olduğunu ileri sürerek, bu miktarın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, işletme alanında ekonomik rezerv bulunmadığını, yüksek su gelişi nedeniyle cevherin çamurlaştığını, pazarlama olanağının azaldığını, işletmenin işçi sağlığı ve iş güvenliği açısından tehlikeli hale geldiğini, bu konuların davacı tarafından yaptırılan teknik analiz ile de belirlendiğini, buna dayanılarak sözleşmenin sona erdirilmesinin istendiğini savunarak asıl davanın reddi ile paraya çevrilen teminat mektubu bedeli 6.672.120.000 liranın davacı karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davacı-karşı davalının kendi teknik elemanlarına hazırlattığı raporda da belirtildiği gibi, maden sahasında önceden tahmini mümkün olmayan aşırı miktarda su çıktığı, su ile temas sonucu cevherin fiziksel özelliğinin bozulduğu, işletmede iş güvenliğinin tehlikeye girdiği, bu nedenle davalı tarafından 6.11.1996 tarihinden itibaren işletmede üretim yapılmadığı, sözleşmenin 13. ve 18/b-e maddelerinde, işletilecek maden kalmaması ve su baskınını sözleşmenin bozulmasının gerektiren zorlayıcı nedenler olarak kabul edildiği gerekçesiyle asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı-karşı davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı- karşı davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün onanmasına, aşağıda yazılı bakiye 666.180.000 lira temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 26.02.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy