(818 S. K. m. 61, 113)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul 5. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 13.7.2000 tarih ve 1998/1241-2000/766 sayılı kararınca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili ile davalı K... arasında Ticari Kredi Sözleşmesi ve Mavi Kart Kredi Sözleşmesi yaptıklarını, kredi sözleşmesinde davalı A...nun şahsi kefaleti, mavi kart sözleşmesinde S...un kefaletinin bulunduğunu, davalının asıl kredi borçlarını ödeme dönemini ihlal ederek de olsa ödediğini, hesabını kapattığını, müfettişlerce yapılan incelemede gecikme faizlerinin alınmadığının tesbit edildiğini, söz konusu alacak için icra takibi yapıldığını ve davalı borçlunun borca itiraz ettiğini itirazın iptali süresi geçtiğinden söz konusu alacak davasının açılarak, davalı K... ve A...undan ticari kredi faiz bakiyesi ihtarname ve icra masrafları olarak 56.273.868 liranın, davalı K... ve S...dan Mavi Kart Kredi faizi bakiyesi, ihtarname ve icra masrafları olarak 27.397.806 liranın akti temerrüt faizi ile birlikte müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı K... vekili, asıl borcun 29.11.1996 tarihinde ödenerek ipotek fekki yapıldığını, firmalarının davacılara borcu kalmadığının kabul edildiğini, davanın yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Diğer davalılar S... ve A... hakkındaki davayı, davacı vekili atiye terk ettiğini bildirmiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre, davacının Tapu Sicil Müdürlüğüne yazdığı yazıda, firmanın şubeye borcu kalmadığını bildirmiş olması ve bilirkişi raporu ve dosyadaki banka müfettiş raporunda davalıdan tahsil edilemeyen faiz alacağının banka yetkililerinin hatalarından kaynaklandığı, ayrıca asıl borç ödendiğinden faiz hakkı saklı tutulmamış olması nazara alınarak, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Uyuşmazlık ticari kredi faiz bakiyesinin tahsili istemine ilişkindir.
Yapılan bilirkişi incelemesinde kredi borcu sebebi ile oluşan faiz alacağının tam olarak bankaya ödenmediği, davalıların bilirkişi raporundaki miktar kadar davacı bankaya borçlu bulundukları anlaşılmaktadır.
Borçlar Kanunu'nun 113/2 maddesinde; evvelce cereyan eden faizleri talep hakkının mahfuz bulunduğu beyan edilmiş veya icabı halden neşet eylemiş olmadıkça bu faizler talep edilemez hükmü yer almaktadır. Dava konusu olayda, davacı durumunda olan bir bankadır. Bankalar, kredi müesseseleri olup, faiz ile çalışmaktadırlar. Bu bakımdan halin icabına ve bankanın işlevine göre, Borçlar Kanunu'nun 113/2 maddesi uyarınca faiz hakkını saklı tutmamış olması, talep hakkını ortadan kaldırmaz.
Davalıların, davacı banka ile yaptıkları kredi sözleşmesindeki faiz borcunun tam olarak ödemeyerek sebepsiz zenginleştikleri gözetilerek, mahkemece davanın kabulü gerekir iken, yazılı şekilde kurulan hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenler ile hükmün BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13.02.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy