(Sınai Mülkiyetin Himayesine Mahsus Milletlerarası Bir İttihat İhdas Edilmesine Dair Paris Anlaşması (Paris Sözleşmesi) Mük. m. 6) (818 S. K. m. 42) (556 S. KHK m. 61)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 3. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 19.06.2000 tarih ve 1999/279 - 2000/735 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Deniz Biltekin tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşüldü düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili Bosch San. ve Tic. A.Ş.nin Bosch marka araba camı sileceklerinin Türkiye'deki tek ithalatçısı ve satıcısı olup Bosch markasının 21.11.1982 tarihinde Türkiye'de tescil edildiğini, markanın tanınmış marka olduğunu, davalının da "BOCH" marka araba camı sileceğini ithal edip sattığını, markanın taklit marka olup, Bosch markasıyla iltibas yarattığını, fonetik benzerlik olduğunu ileri sürerek, müvekkilinin marka hakkına olan tecavüzün tesbitiyle durdurulmasına, fazlaya ait hakları saklı kalmak kaydıyla 100.000.000.-TL maddi ve 500.000.000.-TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, haksız rekabetin önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu emtianın CLYCO INTERNATIONAL CO.LTD. tarafından üretilip, tüm dünyaya satıldığını, Türkiye'de distribitörü olmadığını, müvekkilinin malı ithal ettiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, tesbit bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından 556 sayılı KHK.nin 61/6 ncı maddesi uyarınca marka sahibinin izni olmaksızın markanın ayırtedilemeyecek benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmenin marka haklarına tecavüz oluşturduğu, her iki marka arasında (S) harfi dışında büyük yazılım ve okunuş benzerliği olduğu, davacının markasının Paris Sözleşmesi'nin 6/1 ncı mükerrer maddesi uyarınca tanınmış marka olduğu, eylemin yanı zamanda haksız rekabet koşullarına uyduğu, davalının defterlerini meşruhatlı davetiyeye rağmen ibraz etmemesi ve maddi tazminatın talep edilenden fazla olması nedeniyle BK.nun 42 nci maddesi uyarınca tazminatın belirlendiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 8.700.000.-lira temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 19.02.2001 tarihinde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy