(1086 S. K. m. 275)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 2.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 27.09.2000 tarih ve 1999/617 - 2000/456 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi A. S. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili banka ile davalı arasında işyeri için Üyeliğe Kabul ve Kayıt Sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme uyarınca davalının Ay Işığı Gazinosu ünvanı ile işlettiği işyerinde satacağı mal ve hizmet karşılığı olarak kredi kartlarını ödeme aracı olarak kabul ettiğini, davalının sözleşmeye aykırı olarak bir kısım kişilerin işyerindeki gerçek harcamalarının dışında, kart hamillerinden habersiz, gerçek dışı ve usulsüz olarak satış belgeleri düzenleyip bedellerini müvekkili bankadan tahsil ettiğini ileri sürerek davalının haksız yere tahsil ettiği (1.360.000.000.-)TL ile bu miktarın ihtarname tarihine kadar işlemiş akdi faiz tutarı (425.775.000.-)TL. nın (8.649.950.-)TL ihtar masrafı, asıl alacağa ihtar tarihinden itibaren işlemiş temerrüt faizi tutarı (1.069.867.000.-)TL olmak üzere toplam (2.864.291.950.-)TL. nın, asıl alacak (1.360.000.000.-)TL. ya dava tarihinden itibaren işleyecek senelik % 160 faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı vekilinin iddia ettiği 3 kişinin müvekkili gazinosunda eğlenerek karşılığı olan borçlarını da kredi kartı ile ödedikleri halde bankaya itiraz ederek imzaların kendilerine ait olmadığını bildirdiklerini, bankaca yaptırılan incelemelerin bu itiraz dilekçeleriyle sliplerdeki imzaların mukayesi suretiyle yapıldığını bu yöntemin yanlış olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna nazaran, taraflar arasındaki sözleşmenin 7 nci maddesine göre üye işyeri sahibinin malı teslim etmeme kusur ve ihmali nedeniyle ödenen miktarın kart hamilinden tahsilinin mümkün olmaması halinde üye işyerinin bu tutarı bankaya ilk talepte alacak ve fer'ileriyle ödemekle mükellef olduğu, davacı bankanın istemi üzerine davalının düzenlendiği satış belgelerindeki imzaların sahte olduğunun grafolog uzman bilirkişi aracılığı ile tespit edildiği gerekçeleriyle, davanın kabulü ile alacak aslı (1.360.000.000.-)TL. ya dava tarihinden itibaren % 160 temerrüt faizi uygulanmak suretiyle toplam (2.864.291.950.-)TL. nın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Mahkemece, davalı tarafından düzenlenen satış belgelerindeki imzaların sahte olduğunun bilirkişi raporu ile anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de; anılan rapor davadan önce davacı banka tarafından tek taraflı olarak özel mahiyette düzenlenmiş olup bu niteliği ile hüküm kurmaya yeterli değildir. Bu durumda, mahkemece yapılacak iş; davaya konu sliplerdeki imzaların kredi kartı müşterilerine ait olup, olmadığı yönünde, bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle, oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar vermekten ibarettir. Mahkemece bu husus dikkate alınmaksızın, noksan inceleme sonucu hüküm tesisi hatalı olmuş ve kararın açıklanan nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 19.02.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy