(6762 S. K. m. 3, 1292, 1299) (3095 S. K. m. 2) (2918 S. K. m. 98, 99, 100) (Motorlu Kara Taşıtları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları m. 1)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Mersin asliye 4.Hukuk Mahkemesince verilen 10.7.2000 tarih ve 2000/95-606 sayılı kararın incelenmesi davacı vekili ile davalı sigorta vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirkete ait havai elektrik hatlarının davalıların maliki ve sigortacısı oldukları damperli kamyon tarafından kopartıldığını, oluşan hasar bedeli 552.443.674.TL.nın 250.000.000.TL.sının ...... Sigorta A.Ş.den alındığını, kalan miktarın tahsili amacıyla yapılan icra takibine haksız olarak itiraz edildiğini beyanla itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili, hasar veren aracın ihtiyari mali mesuliyet sigortasını yaptıklarını, sorumluluklarının buna göre belirlenmesini istemiştir.
Mahkemece; iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davacının talebinde haklı olduğu, sigorta şirketi ile davalı arasındaki meselenin iç mesele olduğu davacıyı ilgilendirmeyeceği gerekçesiyle itirazın 302.433.674.TL. asıl, 188.103.988.TL işlemiş faiz yönünden iptaline karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili ile davalı sigorta şirketi vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, davacı şirketin kablolarına davalı tarafından verilen zararın tazmini istemine ilişkindir.
Davacı vekili icra takibinde reeskont oranında faiz talep etmiştir. Taraflar tacir olup Türk Ticaret Kanununun 3. Maddesine göre ticari müesseseyi ilgilendiren bütün muamele ve fiiller ve işler ticari işlerdendir. 3095 Sayılı Kanunun gerek değişiklikten önce 2.maddesinin 3.fıkrasında ve gerekse 4489 S.K. ile değişik 2.maddesinin 2.fıkrasında arada sözleşme olmasa bile ticari işlerde temerrüt faizi, Merkez Bankasının kısa vadeli krediler (değişiklikten sonra avanslar) için öngördüğü faiz oranına göre istenebileceği belirtilmiş olmasına göre olayda istem gibi reeskont oranında faize hükmetmek gerekirken yazılı olduğu şekilde yasal faize hükmedilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Davalı sigorta şirketi vekilinin temyizine gelince;
Motorlu Kara Taşıt Araçları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel şartları 1. Maddesine göre bu tür sorumluluk sigortasını yapan sigortacı Zorunlu mali sorumluluk sigortası hadlerinin üzerinde kalan kısmını poliçede yazılı hadlere kadar temin etmekle yükümlüdür.
Davalı sigorta şirketi hasarı meydana getiren diğer davalıya ait aracı ihtiyari mali mesuliyet sigortası ile teminat altına almış olup, davalı sigorta vekili, hasarı veren aracın zorunlu trafik sigorta poliçesinin tanziminden sonra trafik sigortası limitlerinin artırılmış olduğunu, dolayısıyla zorunlu trafik sigortasını yapan dava dışı ...... Sigorta A.Ş.nin yeni limitlerden sorumlu olduğunu savunmuştur.
O halde mahkemece olay tarihindeki zorunlu mali sorumluluk sigortası teminat hadleri getirtilmek suretiyle, zorunlu mali sorumluluk sigortacısının teminatının şayet limit yükseltilmiş ise, yükseltilmiş bu limitle sınırlı olduğu ve bunun üzerinde kalan miktar var ise davalı sigorta şirketini poliçesinde yazılı teminat miktarı ile sınırlı olmak üzere bu miktardan sorumlu tutmak gerekirken yazılı olduğu şekilde eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3-Öte yandan, mahkemece davalı sigorta şirketi, haksız fiil tarihinden itibaren temerrüt faizi ile sorumlu tutulmuştur. İhtiyari mali sorumluluk sigortasına uygulanacak hükümleri düzenleyen 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun 100.maddesinde aynı kanunun 98 ve 99.maddelerine atıf yapılmamış olması ve genel şartlarda da bu hükümlere paralel bir düzenleme bulunmaması nedeniyle bu tür sigortada tazminat alacağının muacceliyeti genel hükümlere göre saptanmalıdır.
Sigortacının sigorta bedelini ödeme borcu, T.T.K.nun 1299.maddesi hükmü uyarınca, rizikonun gerçekleştiği sigortacıya ihbar borcunun aynı yasanın 1292.maddesi hükmünce doğduğu tarihte muaccel olur. O halde davalı ..... Sigorta A.Ş.ne davacı tarafından icra takibinden önce yapılmış bir ihbar bulunup bulunmadığının tespiti ile yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda temerrüt tarihinin belirlenmesi, ihbar bulunmadığı takdirde icra takibi ile temerrüde düşürülmüş olduğunun kabulü gerekirken yazılı olduğu şekilde davalı sigorta şirketinin haksız fiil tarihinden itibaren faizden sorumlu tutulması da doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin, 2 ve 3 numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı sigorta şirketi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harçların istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 26.02.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy