(818 S. K. m. 159) (1086 S. K. m. 438)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 1. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 20.04.2000 tarih ve 1994/730 - 2000/176 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı ve davalılardan M. T. vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 13.03.2001 günde davacı şirket yetkilisi E. K. ile davalı M. T. avukatı A. K. gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan davacı şirket yetkilisi ve taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi H. K. tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü.
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin, 28.09.1988 tarihli sözleşme ile davalı şirketin kuruluş, yatırım Teşvik Belgesi alınması, teşvik primlerinin alınması vs. hususlarda müşavirlik hizmetleri verdiğini, müvekkilinin edimlerini büyük oranda yerine getirdiğini, ancak, davalının haksız eylemleri nedeniyle tüm edimlerin yerine getirilemediğini, sözleşme gereğince davacının uğradığı zarar, kar kaybı ve cezai şarttan diğer davalıların da sorumlu olduğunu ileri sürerek, şimdilik, 102.000.000.-TL.nın birleşen davada da, hak edilen ücret ve kar kaybı olmak üzere (454.913.000.-)TL.nın sözleşme ile belirlenen akdi ceza ve temerrüt faizi ile davalılardan müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı M. T. vekili, sözleşmede müvekkilinin imzası bulunmadığından sorumlu tutulamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
Diğer davalılar, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia ve savunmaya, toplanan delillere, bilirkişi raporuna nazaran, taraflar arasındaki sözleşmeye göre davacının edimlerini yerine getirdiği halde ücretlerinin ödenmediği gibi, kar mahrumiyeti zararının olduğu, davalının sözleşme gereği zarardan sorumlu olduğu gerekçesi ile, davanın kısmen kabulüne, (255.943.028.-) TL.nın davalılardan tahsiline, bu miktarın (4.499.912.-) TL.sına 16.01.1990, (5.043.379.-) TL.sına 17.10.1999, geri kalanına 31.07.1989 tarihinden itibaren ilk ay için % 15, ikinci ay için % 10 ve sonraki aylar için % 5 cezai şart uygulanmasına karar verilmiştir.
Karar, davacı ve davalılardan M. T. vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak, davacının (5.043.379.-)TL ücret alacağı ile ilgili olarak 17.10.1989 tarihinden itibaren temerrüt faizi yürütülmesi gerektiği bilirkişi tarafından da tespit olunmasına rağmen bu kalem alacağa mahkemece 17.10.1999 tarihinden faiz yürütülmesi doğru olmamış, bu nedenle kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK'nun 438/7 nci maddesi hükmü gereğince kararın düzeltilerek onanması cihetine gidilmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte yazılı nedenlerle davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın hüküm fıkrasından 1.bendinde yer alan (5.043.379.-)TL.sına ibaresinden sonra gelen 17.10.1999 ibaresinin karardan çıkarılarak yerine 17.10.1989 ibarelerinin yazılmasına ve kararın düzeltilmiş bu haliyle onanmasına, duruşmada vekil ile temsil olunan davacı yararına taktir olunan 100.000.000.-TL vekillik ücretinin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, aşağıda yazılı bakiye 2.303.422.- lira temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 15.03.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy